E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
METXY
INTERNATIONAL PAINT
MARİNSU İZOLASYON
ETAP MARINE

Mursan

Mursan

2 Ekim 2018 Salı / 10:45 | YAPIMCI
69. Sayı (Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim 2018)
66 kez okundu

Fiberglass tekne üretiminde 40 yıla yaklaşan geçmişiyle Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden olan Mursan, son yıllarda SANBOAT markasıyla pazara sunduğu 7-12 metre arası motoryatların üretimine ağırlık veriyor...

Bir aile şirketi olarak 1979 yılında kurulan Mursan, kurulduğu günden bu yana fiberglass tekne üretimi yapıyor. İlk yıllarında daha çok sandal ve sürat teknesi kategorilerinde üretim yapan firma, 1996’dan bu yana SANBOAT markası ile 7-12 metre arasında motoryat üretime ağırlık vermiş durumda. Sürat teknesi ve sandal grubunda ihracat ağırlıklı üretime devam eden Mursan, motoryat kategorisinde hem iç piyasaya hem de Avrupa pazarına üretim yapıyor.

Mudanya’ya 20 dakika mesafede bulunan fabrikasında 4 bin 500 metrekare kapalı alanda, 38 kişilik ekibiyle üretim yapan Mursan’ın fabrikasının önünde bir de showroom alanı bulunuyor. Mağazasını özellikle bahar aylarında aktif olarak kullanan Mursan, burada hem tekne modellerini sergiliyor, hem de aksesuar satışlarıyla müşterilerine hizmet veriyor.

TEKNE MODELLERİ
Mursan’ın sandal kategorisinde Classic S, Dolphin ve Balıkçı isimleriyle 3 farklı modeli bulunuyor. Sürat teknesi kategorisinde ürettiği “Trophy” serisinde ise 470 Trophy, 520 Trophy ve 670 Trophy olmak üzere yine 3 modeli var. Bu iki kategori firmanın ihracat ağırlıklı çalıştığı kategoriler. Mursan’ın iç piyasada iddialı olduğu ve mesaisinin büyük çoğunluğunu ayırdığı motoryat kategorisinde ürettiği “Cuddy” serisinde ise 705 Cuddy, 980 Cuddy, 1090 Cuddy ve 1195 Cuddy olmak üzere 4 farklı modeli bulunuyor.

705 Cuddy modeli, dıştan takma motorla (outboard) kullanılan başlangıç seviyesinde bir motoryat. Günübirlik geziler, su sporları, balık tutma gibi aktivitelerin keyifle yapılabildiği teknede, istenilirse 2 yetişkin ve 1 çocuk 2-3 gününü teknede konaklayarak deniz üzerinde geçirebiliyor.

980 Cuddy modeli, içten takma tek motorla (sterndrive) kullanılabilen serinin en küçük modeli. 980 Cuddy, üretime başlanıldığından bu yana hem iç piyasada hem de başta Avrupa olmak üzere yurtdışı pazarında Mursan’ın en çok ilgi gören modeli olmuş. 980 Cuddy ile ilgili önemli bir detay: “2004 yılında Cezayirli bir denizci, Bursa’da denizde teslim aldığı tekne ile yaklaşık 1250 millik Gemlik-Cezayir etabını, o zamanın motor ve navigasyon teknolojileri ile 5 günde tamamlamış ve böylece teknenin denizciliği de ispat edilmiş.”

1090 Cuddy modeli ise iki adet içten takma motorla kullanılabilen, 4+2 yatak kapasitesi ve 196 cm’lik ana kamara yüksekliği gibi detaylarıyla bu boy bir motoryatta pek rastlanmayan ferah hacmi ile çok sevilen bir tekne.

Mursan ve yaptığı çalışmalar hakkında bilgi aldığımız firmanın yeni nesil yöneticisi Okan Oğuztürk, “Teknelerimizi kullanan dostlarımızın öneri ve istekleri doğrultusunda, iki yeni model üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. En kısa sürede bu modelleri de deniz severlerin beğenisine sunmak istiyoruz.” diyerek, Mursan’ın yeni modeller geliştirmeye devam ettiğini ifade ediyor.

ÜRETİM SÜREÇLERİ
Mursan’ın sadece seri üretim yaptığını belirten Okan Oğuztürk, “Bu zamana kadar özel üretim projelerde yer almadık ve böyle bir planımız da yok. Ancak ürettiğimiz her tekne bizim için özel. Üretim esnasında büyük bir tutku ve titizlikle esnek üretim yapımızı da kullanarak tekne sahibini özel kılacak detayları yakalamaya özen gösteriyoruz. Üretimin başlangıcında tekne sahibine kamara içi döşeme kumaşlarından, kaplama çeşit ve rengine, iç dizayn değişikliğine kadar farklı bir çok alternatif sunup, birlikte karar veriyoruz. Bizi yabancı rakiplerimizden ayıran en önemli faktörlerden biri bu. İthal bir tekne tercih ettiğinizde, örneğin teknenin yataklarının kumaşını rengini, özelliklerini seçme şansınız pek yok. Olsa dahi bu seçimler sebebiyle teknenizi daha geç teslim alabilme durumuyla karşılaşıyor ya da ilave ücretler ödemek zorunda kalabiliyorsunuz. Biz bu alternatifleri müşterilerimize hiçbir fark talep etmeden sunuyoruz. Ayrıca fabrikamızın kapıları müşterilerimize her zaman açık. Tekne sahibi üretim esnasında gelip, her aşamada teknesinin durumunu inceleyebiliyor.” diyor.

Mursan’ın tüm modellerinin özgün tasarımlar olduğunu ve kendi bünyesindeki dizayn ekibi tarafından tasarlandığını sözlerine ekleyen Oğuztürk, “Modellerimizin hazırlanmasında önceliğimiz Türk denizcisinin beklenti ve alışkanlıklarının sağlanması, güvenli seyir, maksimum performans ve çağdaş dizayn olmuştur. Bu ilkeler doğrultusunda hazırlanan modeller gerekli test ve homoglasyonları yapıldıktan sonra seri üretime geçilmektedir.” şeklinde konuşuyor.

Okan Oğuztürk, şöyle devam ediyor: “Üretimin tamamını, kendi bünyemizde yer alan Döküm, Montaj, Döşeme, Marangoz, Elektrik, Inox, Motor birimlerimizle gerçekleştiriyoruz. Bir başka deyişle fabrikamıza hammadde girer, ürün çıkar. Saydığım bu birimlerimizin bir arada olması üretim ve kalite kontrolü anlamında ciddi avantaj sağlarken, üretim esnasında daha esnek olabilmemize de imkan tanıyor.”

“Ürettiğimiz modeller için (7-13 metre arası motoryat), maalesef ülkemizde yan sanayi yerli üretim yok denecek kadar az. Bu sebeple çok fazla yerli yan sanayi ürün kullanamıyoruz. Dış piyasaya da ürün yolladığımız için, çoğunlukla yurt dışında servis ve yedek parçası bulunabilen uluslararası markaların ürünlerini tercih etmek durumunda kalıyoruz.”

SATIŞ SONRASI HİZMETLER
“Tekne sahibinin, teknesinden aldığı keyfi ve hissettiği güveni sağlayan en önemli konuların başında satış sonrası hizmetler geliyor. Müşterilerimizin acil bir durumda ya da akıllarına takılan en ufak bir soruda 7/24 bizlerle irtibat kurabilmelerine çok önem gösteriyoruz. Bunun yanı sıra gerek rutin bakımlarda, gerekse arıza durumunda servisi fabrikamız bünyesinde bulunan kendi ekibimizle sağlıyoruz. Teknenin üretiminde yer alan bu ekibin tekneye müdahalesi çok daha pratik ve ekonomik oluyor. Tabi ki acil durumlarda ya da basit bakım-onarım işlerinde gerek Ege gerekse Akdeniz Bölgesi’nde anlaşmalı olduğumuz firmalar var. Tekne sahibi bu firmalardan hizmet almak istediğinde de sürecin başından sonuna kadar takipçisi oluyoruz. Ayrıca yaz sezonunda (Nisan-Eylül ayları arasında), Ege ve Akdeniz Bölgesi’ne düzenlediğimiz haftalık servis turlarımız sayesinde SanBoat sahiplerine, düşük maliyetle genel bakım imkanı sunuyoruz. Örneğin; İzmir Bölgesi için bir tarih belirliyoruz, 2 hafta öncesinden o lokasyondaki dostlarımızı bilgilendirip herhangi bir yedek parça talebi, rutin bakım talebi ya da arıza ile ilgili servis istekleri olup olmadığını öğrenip, onlardan gelen cevap ve istekler doğrultusunda servis programımızı netleştirip hizmet sunuyoruz. Böylece 5-6 teknemize tek seferde hizmet verip, işçilik maliyetlerini en aza indiriyoruz.”

SATIŞ AĞI
“2000’li yılların başına kadar, yani sandal ve sürat teknesi kategorilerinde daha yoğun üretim yaptığımız yıllar, Sinop’tan Mersin’e kadar 70’in üzerinde bayi ile çalışıyorduk. O yıllarda, şirketimizin kurucusu Babam Hasan Oğuztürk’ün aldığı keskin bir karar doğrultusunda, iç piyasada bayiler aracılığı ile çalışmayı çok kısa bir süre içerisinde bıraktık. Türkiye’de bayilik sisteminin çok profesyonelce ilerlemediği görüşündeyiz. Zaten motoryat kategorisinde müşteri doğrudan üretici ile temasa geçmek istiyor. Bu sebeple Türkiye’de aktif bir bayi ağımız olduğunu söyleyemeyiz. Ancak şartlarımızı sağlayan firmalara bayilik anlamında kapılarımız her zaman açık.”

“Firmamız geçen 40 sene içerisinde Norveç’ten Lübnan’a, İtalya’dan Cezayir’e kadar 23 farklı ülkeye ihracat yaptı. İhracat ayağının bu işin çok önemli bir tarafı olduğunun farkındayız ve oldukça önemsiyoruz. 2008 Avrupa krizi sonrasında Almanya, İngiltere, Yunanistan, Fransa gibi önemli ülkelerin alım güçlerinin azalması sebebiyle çok önem verdiğimiz bu markette istemeden de olsa güç kaybetmiş olduk. Amacımız tekrar 2008 öncesinde olduğu gibi daha aktif olarak Avrupa pazarında yer almak. Hali hazırda Fransa, Malta ve Bulgaristan distribütörlerimiz ile aktif olarak Avrupa’ya satış gerçekleştiriyoruz. Yeni partner arayışımız devam ediyor ancak bu noktada da tıpkı iç piyasada olduğu gibi oldukça seçiciyiz.”

“2018 senesi gerek CNR Avrasya Boat Show gerekse devamında oldukça yoğun geçti ve bu yoğunluk halen devam ediyor. Bizim açımızdan şu ana kadar pozitif bir yıl olduğunu söyleyebilirim. Son dönemde döviz kurlarında yaşanan ciddi artışlar, muhtemelen sektörü iç piyasa anlamında olumsuz etkileyecektir. Ancak bu gibi zorlu koşulların, yeni imkanlar, fırsatlar getireceği inancıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

“MODELLER SÜREKLİ GELİŞTİRİLİYOR”
“Gerek dünyadaki pazar trendlerini ve dünya fuarlarını takip ederek ve gerekse teknelerimizi kullanan dostlarımızın öneri ve istekleri doğrultusunda, mevcut modellerimizde yenilikler yapıyoruz. Ayrıca ürün gamımızda eksik olan ve 12 ay kullanım imkanı verdiği için son yılların popüleri olan iki yeni Coupe model üzerine çalışmalarımız devam ediyor. En kısa sürede bu modelleri deniz severlerin beğenisine sunmak amacındayız.”

“BAĞLAMA BÜYÜK PROBLEM”
“Ülkemiz uzun sahil şeridi ve coğrafi imkanları ile denizcilik konusunda gelişime çok açık. Yat ve tekne üretim sektörünün ilerlemesi de tabi ki bununla paralel. Kaliteli işçilik ve ucuz iş gücü önemli artılar. Çok çalışmak yeterli değil. Firmalar adına, gelişime açık olmak ve nitelikli ürün üretmek önemli.”

“Bağlama/konaklama alanı önemli bir problem. Zaman zaman sipariş esnasında müşteriden ‘herşey tamam ancak bana şu lokasyonda konaklama için yer ayarlamanızı rica ediyorum’ gibi isteklerle karşılaşabiliyoruz. Tekne sahibinin güvenle ve konforla teknesini bağlayabileceği alanların, hem fiziksel olarak hem de kanunlar nezdinde ciddi anlamda düzenlemeye ihtiyacı var. Yine çekek yerleri, çekme-atma rampaları da aynı şekilde düzenlenmeli. Bu konu özellikle 4-8 metre arasında tekne sahipleri için çok önemli. Avrupa’da denizcilik anlamında söz sahibi ülkelerin sahil şeritlerinde yer alan sayısız çekme-atma rampalarına açıkçası imrenerek bakıyorum. Bu konu belki de başlı başına tartışılması gereken ayrı bir röportaj konusu.”

“Denizcilik bir kültür ve bu kültürü geliştirmek için tüm sektör paydaşlarına önemli sorumluluklar düşüyor. Sektörümüzün önemli kuruluşlarından YATEF ve DENTUR’un bu konularda ciddi bir çalışma içinde olduklarını biliyorum. Bakanlığın da bu çalışmalara önem verdiğini yapılan işlerden anlamak mümkün. Umarım tüm bu emek ve karşılıklı iyi niyetler, daha kısa sürede sonuçlanır.”

“Boat Builder Türkiye dergisini yıllardan beri ilgi ve beğeni ile takip ediyorum. Düşüncelerimizi aktarmamıza vesile olduğunuz için teşekkür ederim.”


 


İlginizi çekebilir...

Moonday Yachts

1956 yılından bu yana tekne üretimi yapan Moonday Yachts, 18 farklı tekne modelinin seri üretimini gerçekleştiriyor. Üretimin tamamını kendi bünyesind...
20 Kasım 2018 Salı / 14:20

Türk Tipi Tırhandilin Son Üreticilerinden Biri: Mustafa Özkeskin

Geleneksel Türk tipi tırhandil üretiminin son temsilcilerinden biri Mustafa Özkeskin. Bodrum'da tüm zorluklara rağmen geleneksel yapım metotlarıyl...
9 Şubat 2018 Cuma / 11:10

Orfe Marin

Denizci, yat yarışçısı, milli yelkenci, olimpik sınıflar antrenörü, mimar Mihri Ereş tarafından kurulan Orfe Marin, XANTHOS markasıyla RIB botlar yapı...
28 Aralık 2017 Perşembe / 16:40

©2018 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | 12.12.2018 / 03:54:42