E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
METXY
ETAP MARINE
MARİNSU İZOLASYON
INTERNATIONAL PAINT

Red Yacht Design

Red Yacht Design

9 Şubat 2018 Cuma / 11:02 | TASARIMCI
66. Sayı (Ocak-Şubat 2018)
866 kez okundu

2013 yılında tasarladığı ve “Design Et Al” Uluslararası Tasarım Ödülleri’nde 30 metre altı en iyi tasarım ödülü kazanan “FUSION” ile adını duyduğumuz Red Yacht Design, son iki yıldır aktif olarak çalışıyor. Tasarımcı ve Gemi İnşa Yüksek Mühendisi FATİH SÜREKLİ, Endüstriyel Tasarımcı Serdar Şişman ve Mimar Cana Gökhan tarafından kurulan Red Yacht Design’ı ve yaptığı çalışmaları Kurucu Ortaklar FATİH SÜREKLİ ve SERDAR ŞİŞMAN’la konuştuk...

BOAT BUILDER TÜRKİYE: Red Yacht Design hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

FATİH SÜREKLİ: Red Yacht Design’ı 3 ortak kurduk ve 2 yıldır aktif olarak çalışıyoruz. Ben gemi inşa mühendisiyim; SERDAR ŞİŞMAN endüstriyel tasarımcı, diğer ortağımız Cana Gökhan ise mimar. Biz de dahil toplam 5 kişilik bir ekiple çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir yatı sıfırdan proje haline getirebilecek bir ekibimiz var. Sadece tasarım yapan ya da sadece mühendislik yapan firmalar var. Bizim farkımız ise konsept tasarımdan mühendislik tasarımına, iç tasarıma kadar bir yatın tamamını kendi bünyemizde yapabiliyoruz.

BOAT BUILDER TÜRKİYE: 2 yıl önce kuruldunuz ama biz sizi daha önce FUSION’la tanımıştık.

FATİH SÜREKLİ: FUSION bizim ilk konseptimiz. O tasarımımızla Design Et Al Uluslararası Tasarım Ödülleri’nde 30 metre altı en iyi tasarım ödülünü kazanmıştık. Ancak o dönem freelance çalıştığımız bir dönemdi. Şu anki ekibimizin bir araya gelmesi ve şirketin kurulması 2 sene önce gerçekleşti. Ancak biz tecrübeli bir ekibiz. Benim Red Yacht Design öncesinde yat tasarımında 12 yıllık bir geçmişim var. Cana’nın 15, Serdar’ın 10 yıla yakın deneyimleri var yat tasarımı alanında.

BOAT BUILDER TÜRKİYE: Bu iki yıl içinde neler yaptınız?

FATİH SÜREKLİ: Hali hazırda birçok interior projesinin yanında bütünüyle bizim yaptığımız projeler de var. İlk işlerimizden biri La Nina projesinin interior tasarımıydı. Şu an Bodrum’da yapımı devam ediyor. Çeşitli firmalar için yaptığımız konsept projeler var. Bunlardan biri Mengi Yay için yaptığımız Stella. 50 metrelik military tasarıma sahip, yurt dışında da büyük ilgiyle karşılanan bir tekne. Sonrasında çalışmalarımızı daha da detaylandırmaya başladık. Sadece konsept yapmadık, tamamen üretime yönelik bir tasarım anlayışına gittik.

İsveç’e yaptığımız bir proje var. TÜRKİYE’de yurtdışına bu kadar hızlı çalışabilen ilk ofislerden biriyiz. TÜRKİYE’de Türk tasarımcı olmak zor. Kapılar kolay açılmıyor, yabancı tasarımcılarla çalışmayı tercih ediyorlar. Biz yavaş yavaş bunu kırmaya başladık. İsveçli üretici bizi FUSION konsepti üzerinden buldu. Flying Fipper adlı 80’lerin çok ünlü bir markasını satın almıştı ve bu markayı tekrar canlandırmak istiyordu. Bir yıla yakın görüştük ve 2015’te çalışmaya başladık. 1,5 yıllık bir tasarım süreci sonrası SuperFly GT 42 teknesini tasarladık. Bu yıl Cannes’da konsept olarak lansmanını yaptık ve büyük ilgi topladı. Şu anda bu teknenin open versiyonunu çiziyoruz. Onu da Stockholm Boat Show’da sergileyeceğiz.

Sonrasında, Yuka Yacht’a yaptığımız bir RIB projesi var. Bu proje de bizim tanıtımımız için önemli bir proje oldu. 65+ knot hıza ulaşacak full karbon bir tekne. Şu anda üretimi devam ediyor. Tahminen nisan-mayıs aylarında suya indireceğiz. Tender olarak 65 metre bir teknenin içine girecek.

Bir de üretimde olan Esline Fast modelimiz var. Esline Yacht tarafından üretiliyor. Amerikan center konsollar tarzı bir tekne. 2x400 motor ile yaklaşık 60+ Knot gidecek.

Şu anki en önemli projelerimizden biri ise Sarp Yachts için tasarladığımız XSR Sarp serisi. Bu projedeki çıkış noktamız, hibrit ve mimariyi birleştiren yenilikçi bir dizayn olan tekneler yapmaktı. Buradan 3 teknelik bir seri çıkardık. Serinin komple tasarımı 8 ay sürdü. Bu yılki Monaco Yacht Show için hazırlandık. Orada da maketler sergilendi ve büyük bir ilgiyle karşılandı. Bu ay içinde XSR 85 modelinin üretimine başlanacak ve Cannes 2019 fuarında sergilenmesi hedefleniyor. 

BOAT BUILDER TÜRKİYE: Kısa sürede önemli projeler yaptınız? Yeni bir firma olmanıza rağmen bunu nasıl başardınız?

SERDAR ŞİŞMAN: Bizim asıl hedefimiz TÜRKİYE’de bir noktaya gelmek değil. Yurtdışı ile rekabet edebilmek. En büyük hedefimiz iş hacmi olarak İtalyanları yakalamak. Çünkü İtalyanlar çok daha kolay iş yapabiliyor. Bazen sadece İtalyan olması bile yetiyor bir projeyi alması için. Bizim bu algıyı kırmamız gerekiyordu ve yavaş yavaş kırmaya da başladık.

FATİH SÜREKLİ: İlk başta çok zorlandık. 10 yıllık tasarımcılık geçmişimize rağmen Türk tersaneler bizimle çalışmayı tercih etmiyordu; İtalyan bir tasarımcının yaptığı işin içeriğine bile bakmadan onu tercih edebiliyorlardı. Zaman içerisinde bazı vizyonlu Türk firmaları çalışmalarımızın değerini anladı ve arkası gelmeye başladı. Yurt dışındaki projelerimizde ise karşımızdaki insanların çok fazla önyargıları yoktu. Yaptığımız işleri gördüler ve bizimle çalışmaya karar verdiler.

BOAT BUILDER TÜRKİYE: Yaptığınız projelere bakarsak bir tasarım çizginizin oluştuğunu söylemek mümkün. Bu bilinçli bir tercih miydi?

SERDAR ŞİŞMAN: Belli bir tarzımız olsun diye uğraşmadık. Bu biraz da kendiliğinden oluşan bir durum. Biz birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz. Birlikte çalışmaya başladıktan sonra zamanla daha iyi tanıdık birbirimizi ve çizgilerimiz, zevklerimiz benzemeye başladı. Bir de çok araştırıyoruz. Trendleri takip ediyoruz. Mimaride, otomobilde neler yapılıyor inceliyoruz. Günü yakalamak için çaba gösteriyoruz. Katı kurallarımız yok, yeni şeyler denemekten çekinmiyoruz. Bu şekilde kendiliğinden oluşuyor çizgi. 

FATİH SÜREKLİ: Evet bir tasarım çizgimiz var, bu da yenilikçi bir çizgi. 90’larda çizilen klasik tekneler gibi değil, daha modern tasarımlar yapmaya çalışıyoruz. Her projeye sıfırdan yeni ne yapabiliriz diye araştırarak başlıyoruz. TÜRKİYE’de çok kültürlü olmanın da bir avantajı var. Örneğin Serdar Karadenizli, ben Egeliyim. Bu bile bizim bakış açılarımızı değiştiriyor. Asıl olay da bu çok yönlülüğü bir araya getirebilmek. Biz başarılıyız demek için daha yolun çok başındayız ama başarılı olacaksak sebebi bu farklılıkları birleştirebilmemiz olacak. 

BOAT BUILDER TÜRKİYE: Dünyada tasarım algısı çok farklı ve iyi de kazanıyorlar. TÜRKİYE’de durum ne?

FATİH SÜREKLİ: TÜRKİYE’de oturmuş bir tasarım kültürü yok. Ürünün kendisi ortada yoksa geri kalan hiçbir şeyin değeri yok. Bir şey çizdiniz, mühendisliğini yaptınız hiçbir anlamı yok. Ancak üretildiği zaman, yani ürün ortaya çıktığında para kazanıyorsunuz. Dünyada tasarım, maliyetin yüzde 5-10’u. TÜRKİYE’de ise bunun çok altında.

SERDAR ŞİŞMAN: Dünyada bir tasarım yapılırken bunun bir karşılığı vardır. Ne alacağınızı bilirsiniz. TÜRKİYE’de ise “Siz bir yapın da görelim” deniliyor. Halbuki bizim işimiz zaten o kısım. Biz zaten buna emek harcıyoruz. 

FATİH SÜREKLİ: İtalya, İngiltere, Hollanda tasarımla anılan ülkeler. TÜRKİYE dediğinizde ise tasarım algısı oluşmuyor maalesef. Bu bizi çok zorluyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde yurtdışında bir ofis açmayı planlıyoruz. Hollanda’yı düşünüyoruz. Böylece yurtdışında daha kolay çalışabilmeyi umuyoruz.