E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
MEGA TACHT TRANSPORT
BODRUM MARİNA
MARİNSU İZOLASYON
METXY
INTERNATIONAL PAINT
ETAP MARINE

İstanbul Yat Kaptanları Derneği Başkanı Cengiz Öksüz: 'Tekne Sahipleri Kaptanlarını Bizden Alsın'

İstanbul Yat Kaptanları Derneği Başkanı Cengiz Öksüz: 'Tekne Sahipleri Kaptanlarını Bizden Alsın'

9 Şubat 2018 Cuma / 11:21 | RÖPORTAJ203 kez okundu

Denizciliğin en önemli aktörlerinden biri kaptanlar. Ancak yat kaptanlarının iş güvencesi ve sosyal güvenlik başta olmak üzere birçok sorunu bulunuyor. Hem bu sorunlara çözüm bulmak hem de yat kaptanlarının dayanışmasını sağlamak için kurulan İstanbul Yat Kaptanları Derneği, “Türkiye Yat Kaptanları Derneği” adını alarak daha da güçlenmeyi hedefliyor. Derneğin Başkanı Kaptan Cengiz Öksüz ile yat kaptanlarının sorunlarını ve derneğin çalışmalarını konuştuk...

İstanbul Yat Kaptanları Derneği, 1989 yılında kurulmuş, yat kaptanlarını bir araya getiren Türkiye’nin ilk derneği. Derneğin Başkanlığını son 12 senedir Kaptan Cengiz Öksüz sürdürüyor. İstanbul Yat Kaptanları Derneği’nin 410 üyesi olduğunu belirten Cengiz Öksüz, Türkiye’de yat kaptanları adına kurulmuş başka dernekler de olduğunu ama gerek üye sayısı gerekse faaliyetleriyle en büyük derneğin İstanbul Yat Kaptanları Derneği olduğunu söylüyor. “Türkiye Yat Kaptanları Derneği” adını almak için başvuruda bulunduklarını sözlerine ekleyen Cengiz Öksüz, “Sürecin yakın zamanda tamamlanmasını bekliyoruz. Çünkü bizden istenen şartların tamamını yerine getirdik. Zaten Türkiye’nin her yerinden üyelerimiz var ve 6 yerde temsilciliğimiz bulunuyor. Türkiye’nin her yerinde faaliyetlerde bulunuyoruz. Türkiye Yat Kaptanları Deneği adını aldıktan sonraki hedefimiz ise federasyon olmak” diyor.

Türkiye’de insanların dernek üyeliğine çok sıcak bakmadığını ifade eden Cengiz Öksüz, “Ancak faydalarını gördükten sonra daha sıcak bakıyorlar. Bizim de üye sayımız her geçen gün artıyor. 1989 yılında kurulmuş bir dernek olmamıza rağmen uzun bir dönem kendi kabuğumuzda kaldık. Ancak son dönemde, gerek Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımızın gayreti, gerekse tecrübeli kaptanlarımızın çabalarıyla derneğin etkinliğini artırmaya başladık” şeklinde konuşuyor. Derneğin amacını kısaca; “Üyeler arasında sosyal dayanışma ve yardımlaşmayı sağlamak; üyelerin sorunlarına çözüm bulmak” olarak özetleyen Cengiz Öksüz, “Derneğimize üye olmak için kaptan olma şartı yok. Zaten derneğimizin açılımında ‘yat kaptanları ve çalışanları’ diye belirtiliyor. Bunun dışında da 18 yaşını tamamlamış isteyen her T.C. vatandaşı üyemiz olabiliyor. Tabii deniz tutkusu önemli. Deniz aşkı olmayan zaten üye olmayı düşünmüyor” ifadelerini kullanıyor.

Derneğin yaptığı çalışmalardan da bahseden Kaptan Cengiz Öksüz, şöyle devam ediyor: “Geçtiğimiz aylarda Göcek’te yaklaşık 200 kişinin katılımıyla bir toplantı yaptık. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın koymuş olduğu bazı kurallar var. Biz bunların içinde bazılarının yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bu konuyu masaya yatırdık. Göcek’in çevresinin temizlenmesi, yatlardan atıksuyun toplanması hakkında bir projemiz var; bunu gündeme getirdik. Dünyada bile örneği olmayan, derneğimiz adına tescillediğimiz bir proje. Kendi kendine manevra yapabilen, üzerinde teknelerden aldığı atıksuyu arıtacak üniteleri bulunan,

Göcek’teki dip sularının olduğu kanallara gidip arıttığı suyu kanalda denize bırakacak bir platform. Sadece teknelerin atıksularını arıtmakla kalmayacak; deniz suyunu tatlı suya çevirerek teknelere verebilecek. Üzerinde helikopter pisti, ambulans pisti, yangınla mücadele ve ilkyardım ekiplerinin bulunacağı 10’a yakın personelin görev yapacağı bir üs konumunda olacak. İki tane botuyla ekstra ücretini ödeyen teknelere gidip atıksuyu olduğu yerden alabilecek. Projeyi gerçekleştirmek için sponsor ve devlet desteği bekliyoruz.”

“Yılda birkaç kere İngilizce, navigasyon, meteoroloji konularında eğitimler düzenliyoruz. Üye arkadaşlarımıza faydalı olmak amacıyla fuarlara katılıyoruz. Bu fuarlarda da iş adamlarıyla, tekne sahipleriyle görüşüyoruz. İstiyoruz ki, tekne sahipleri kaptanlarını derneğimizden alsın. Biz de onlara güvenilir, arkasında durabileceğimiz, kefil olabileceğimiz kaptanlar bulalım. Böylece üyelerimize iş imkanları sağlıyoruz.” 

“Üyelerimize iş bulma zorunluluğumuz var. Dolayısıyla öncelikle üyelerimiz yararlanıyor bu imkandan. Tabi burada temsilciliklerimiz de çok önemli. Ege ve Akdeniz’de 6 tane temsilciliğimiz var. Onlar da bu çalışmaların içerisinde yer alıyor. Marina müdürleriyle irtibat kuruyoruz, tekne ithalatçı acentelerle çalışmaya başladık. Bu çalışmalarımızı sürekli artırıyoruz. Önümüzdeki yıllarda daha da verimli olacağını düşünüyoruz.”

“İş bulacağımız kaptanları araştırıyoruz. Yeterliliği nedir? Tecrübesi nedir? Gerekli sertifikaları, ehliyeti var mı? İş ahlakı nasıldır? Sabıka kaydına kadar araştırıyoruz. Tabii bizden kaptan isteyenleri de araştırıyoruz. Personelinin maaşlarını ödüyor mu? Sigortasını yapıyor mu? Bununla ilgili bir kara listemiz de var. Kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyen tekne sahiplerini bu listeye alıyoruz ve bu konuda üyelerimize bilgi veriyoruz.”

“Yat kaptanlarının en büyük sorunu işsizlik ve sigortalarının ödenmemesi veya düşük gösterilmesi. 15 bin lira maaş verdiği kaptanını asgari ücretten gösterenler var. Hem devletten vergi kaçırıyor, hem kaptanın hakkını yiyor. Sonra işten çıkarırken asgari ücretten tazminat veriyor. Bu konu bizim Göcek toplantımızın da konularından biriydi. Biz bu konuyu Bakanlığa da götüreceğiz. Bugün marinalar tekne geldiğinde tekne ile ilgili tüm evrakları istiyor. Teknenin ruhsatını, sigortasını istiyor ama personelin sigortasını istemiyor. Eğer bakanlık bunu isterse, marinalar da istemek zorunda. Böylece vergi kaçağı engellenecek, kimse yatının kaptanını evinde bahçıvan olarak gösteremeyecek. Verdiği maaştan sigortasını ödeyecek.”

“Devlet, yat kaptanlığı ehliyetini çok basite indirdi. 6 ay kurstan sonra, hiçbir staj uygulamadan, kaptanı yetiştirmeden kaptan ehliyetini dağıtıyor. Biz bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Benim yanımda çalışan yat kaptanı ehliyeti olan gemicilerim vardı, halat bağlamasını bilmiyor. Biz diyoruz ki, kursunu alsın, stajını yapsın ama 15-20 gün de olsa bir de bizim yanımızda, 40 senesini denize vermiş kaptanların yanında staj yapsın. Bizim zamanımızda çok zordu kaptan ehliyeti alabilmek. Şimdi parayı veriyorsun, alıyorsun. Sonra tekneyi kaldıramayan kaptanlar görüyoruz. Sadece tekneyi kaldırmak da değil, fırtınası var, arızası var, kumanyası var, içerde telaşlı bir durum ya da hasta var, yangın var; bu durumlarda ne yapacağını bilmesi lazım kaptanın. Şu anda İstanbul’dan çıktığında Çanakkale Boğazı’nın yönünü bilmeyen var. Biz demiyoruz ki kurslar açılmasın, insanlar ehliyet almasın. İnsanlar tabi gitsin kurslara ehliyetlerini alsın ama bilinçli tekne kullanmayı öğrensinler.”

“Bir de bizim sınırlarımızı zorlayan amatör denizci belgesi var. Ona da çok büyük yetkiler verilmiş. 25 metreye kadar ticari tekne kullanabiliyor artık amatör denizciler. Onu almak çok daha kolay. 40 sayfalık bir kitaptan şıklı imtihana giriyorsunuz, geçiyorsunuz. Biz diyoruz ki, kendi tekneniz varsa, kendi teknenizi istediğiniz gibi kullanın. Ama siz bu ehliyeti alıp benim yatımı kullanıyorsanız ben neden bu profesyonel ehliyeti taşıyorum? Yani amatörün biraz sınırlanmasını istiyoruz. İnsanlar kendi teknelerini kullansın; 12 metrelik teknesi için bir personel almak zorunda kalmasın. Zaten ilk veriliş amacı buydu amatör denizci belgesinin. Ama sonra yetkileri yükseltildi. Şimdi içinde yolcu olan ticari tekneleri 15 dakikalık bir imtihanla ehliyet almış insanlara teslim ediyorsunuz. Otomobil ehliyeti almaktan çok daha kolay amatör denizci ehliyeti almak. Otomobilde en azından direksiyon sınavı var. Görüyorsun arabayı nasıl kullandığını. Burada o da yok.”

“Şimdi fuarı bekliyoruz. Fuarda anket çalışmalarımız olacak. Sonra Yat Kaptanları Derneği olarak Bakanlığın kapısını çalacağız. Bütün bu konuları ele alan yaklaşık 15 maddelik bir dosya ile gideceğiz. Gördüğümüz eksiklikleri, taleplerimizi ileteceğiz. Bunların ne kadarını kabul ettirebilirsek o kadar iyi.”