E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
METXY
MARİNSU İZOLASYON
INTERNATIONAL PAINT
ETAP MARINE

Yener Deniz Tekneleri

Yener Deniz Tekneleri

13 Mayıs 2016 Cuma / 16:30 | YAPIMCI
55. Sayı (Mart-Nisan 2016)

Tekne imalatına 1960'lı yıllarda Ayvansaray'da başlayan Yener Deniz Tekneleri, bugün Tuzla Tersaneler Bölgesi'ndeki Nuh Sanayi Sitesi'nde yer alan atölyesinde tekne imalat ve refit projelerine devam ediyor...
Tekne imalatına 1960'lı yıllarda Ayvansaray'da başlayan Yener Deniz Tekneleri, bugün Tuzla Tersaneler Bölgesi'ndeki Nuh Sanayi Sitesi'nde yer alan atölyesinde tekne imalat ve refit projelerine devam ediyor...

Tekne imalatına 1960’lı yıllarda Ayvansaray’da Necati Yener önderliğinde başlayan Yener Deniz Tekneleri, 1985 yılından bu yana, Tuzla Tersaneler Bölgesi’ndeki Nuh Sanayi Sitesi’nde yer alan atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor. 2003 yılında Yener Deniz Tekneleri adıyla şirketleşen firma, bugün ailenin ikinci kuşak yöneticisi Nurettin Yener yöneticiliğinde tekne imalat ve refit projelerine devam ediyor.

Yener Deniz Tekneleri Firma Sahibi Nurettin Yener, firmanın tarihini şöyle anlatıyor: “Yener Deniz Tekneleri, 1960’larda Ayvansaray’da şahıs firması olarak babam Necati Yener tarafından küçük bir atölyede kuruldu. Haliç’teki diğer tersaneler gibi, 2 metre ile 15 metre arasında ahşap tekneler yapıyordu. 1979 yılında ben de babamla birlikte çalışmaya başladım. 1982 yılına kadar Ayvansaray’da devam ettik. 1980’lerin başında Haliç’in temizlenme projesi ile birlikte Ayvansaray’daki esnaf tarafından bir kooperatif kuruldu ve Tuzla’dan yer talep edildi. Şu anda bulunduğumuz yer kooperatife tahsis edildi ve tersanelerin kurulmasına başlandı. 1984’e kadar kısmen de olsa bu tersaneler tamamlandı ve Tuzla’ya taşındık. O tarihten bu yana da burada çalışmalarımıza devam ediyoruz. 2003 yılında da Yener Deniz Tekneleri adıyla firmamızı şirkete dönüştürdük.”

Yener Deniz Tekneleri’nin daha çok müşteriye özel klasik tekneler ürettiğini söyleyen Nurettin Yener, “Sandalcı kökenli olduğumuz için küçük teknelerden 30-40 metrelik yatlara kadar üretim yapabiliyoruz. Kaliteyi ve müşteri memnuniyetini önde tutarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyor.



Yener 35 Modeliyle Seri Üretime Başladı
Yener Deniz Tekneleri’nin ahşap tekne alanında uzman olduğunu ancak son yıllarda sektörden gelen talepler doğrultusunda polyester/kompozit tekne üretimi de yaptığını sözlerine ekleyen Nurettin Yener, “Asıl sevdiğimiz ve yapmak istediğimiz tekneler, ahşap tekneler. Ancak sektörel gerçekler de var ortada. Müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda son 10 yıldır kompozit tekne üretimine de başladık. Çünkü sektör bu yönde ilerliyor. Aynı zamanda seri üretime de yöneliyoruz. Bunun için, Yener 35 adıyla trawler tarzı bir model tasarladık. 10,70 metre boyunda, 3,45 metre genişliğinde, keyifli bir gezi teknesi. Bir master kabini, bir misafir kabini, tuvalet, mutfak, salon ve havuzu bulunan, 110 beygir ile 200 beygir arasında tek-çift makine opsiyonu sunduğumuz bir tekne. Bu modelimizin kalıbını yaklaşık 5 yıl önce hazırladık, ancak iş yoğunluğumuz nedeniyle üretime geçememiştik. Son 3 yıldır ise bu modelimizin üretimine yoğunlaştık ve 3 yılda 10 tekne ürettik. Gelen tepkiler de çok olumlu. Şimdilik sektördeki daralma nedeniyle seri üretime yönelik tek modelimiz bu. Ancak önümüzdeki yıllarda yeni modellerimizi de piyasaya sunmak istiyoruz” şeklinde konuşuyor.

2016’da Alüminyum Gövdeli Bir Motoryat Yapacak
Seri üretimin yanında özel üretim projelere de devam ettiklerini belirten Nurettin Yener, şöyle devam ediyor: “2014 ve 2015’te daha çok seri imalat teknemize yoğunlaştık. Yurtdışında Yunanistan ve Bulgaristan’a birkaç tekne gönderdik. Yurtiçinde ise İstanbul’da ve Ege kıyılarında dolaşan teknelerimiz var. 2016 yılında ise Yener 63 projemize başlayacağız. Tasarımları tamamlanmak üzere olan bu projemiz alüminyum gövdeli, 19 metrelik bir motoryat. Alüminyum gövdeyi dışarda yaptıracağız, geri kalan tüm işleri tersanemizde yapacağız. 2016 yılında deniz araçları dışında da bazı projelerimiz var. Özel dizayn bir karavan projemiz var, onunla ilgili çalışmalarımız sürüyor.”

Refit Projelerinde de Azalma Var
“İmalat projelerimizin yanı sıra refit işlerimiz de devam ediyor. Tabi, diğer senelere göre refit işlerinde de bir daralma var. Tekne sahipleri zaruri kısımlar dışında refit yaptırmamaya gayret gösteriyor. Bunun yanında daha önce yaptığımız teknelerin tamamına imalat sonrası servis veriyoruz. Bu desteğimiz, garanti kapsamı bitse dahi sürekli olarak devam ediyor.”

“Nuh Sanayi Sitesi’ndeki atölyemiz, 350 metrekarelik bir alan. Burada 26 metreye kadar tekne yapabiliyoruz. Döküm yaptığımız bir diğer hangarımız daha var. Burada da kalıplarımız yer alıyor ve kompozit dökümünü yapıyoruz. Projelerin yoğunluğuna göre çalışan sayımız artabiliyor, ancak değişmeyen 10 kişilik bir çekirdek kadromuz var. Satışlarımız da sadece firmamız tarafından yapılıyor.”

“Yener 35, seri imalat olduğu için üretim sürekli devam ediyor. Ana kalemleri tamamlayıp, değiştirilebilecek opsiyonları müşterini isteğine göre yapmak üzere hazıra yapıyoruz.”

2003’ten Bu Yana 50 Yat Yaptı
“Küçük tekneler ve sandallar da ürettiğimiz için bugüne kadar yaptığımız teknelerin sayısını vermemiz mümkün değil. Ancak belli bir boyutun üstündeki, yat diyebileceğimiz tekneleri sayarsak, şirkete dönüştüğümüz 2003’ten bu yana 50 civarı projeyi tamamladık.”

En Özel Projelerinden Biri: Larimar
“Bugüne kadar ürettiğimiz en özel teknelerden biri Larimar. 2011 yılında tamamladığımız 24 metrelik bu klasik motoryat, tam anlamıyla bir klasik oldu diyebiliriz. Bir master, iki misafir, iki mürettebat kabini bulunan; geniş kaptan köşkü, devasa mutfağı, salonu ve havuzu ile beraber inanılmaz keyifli, görenlerin unutması mümkün olmayan bir teknedir. En büyük özelliklerinden biri olan sarı direkleri ve sarı bacası tekneyi tamamen klasikleştiriyor.”

Sektör Devlet Tarafından Desteklenmiyor
“Yat inşa sanayiindeki en büyük sıkıntı altyapı. Özellikle kalifiye eleman konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Dünya genelinde işçilik konusunda çok kaliteliyiz ancak yeni eleman yetiştiremiyoruz. Bunun altyapısını oluşturamıyoruz. Çeşitli meslek kursları düzenleniyor ama yeterli değil.”

“Sektör devlet tarafından desteklenmiyor. AB uyum yasaları çerçevesinde bütün tersaneler, hatta bütün üretim tesisleri çok sıkıştırılmaya başlandı. Tabi ki bunlar gerekli çalışmalar, ancak altyapımız hazır değil, dolayısıyla bu geçiş döneminde biraz daha esnek davranılabilir.”

“Türkiye’de amatör denizcilik de desteklenmiyor. Aslında halkımız denize çok uzak değil. Ben Ayvansaray’da işe başladığımda; okullar kapanırken babalar gelip çocuklarına sandal yaptırırlardı karne hediyesi olarak. Çünkü her yer kumsaldı. O çocuklar kayıklarını kumsala çekebilirlerdi. Hatta kendi sandallarını kendileri boyardı. Bu çocuklar bugün denizci oldu. Ama yeni yetişen nesil, denize ayağını bile sokamıyor. Kumsalımız kalmadı. Küçük de olsa bir sandal almak istesen nereye koyacaksın? Çekebileceğin bir kumsal yok. Ya balıkçı barınağı ya da marinaya bırakacaksın. Bu da maddi açıdan çok zor.”

“Gençlerimizi denize yönlendirmemiz gerek. Yelken eğitimleri, sörf eğitimler vs. veren bir takım kulüpler, dernekler var. Ama bunlara herkes gidemiyor, halka açık değil. Şu anda yapılabilecek en iyi işlerden biri, bu yelken okullarını, sörf okullarını çoğaltmak ve daha çok gencin bu aktivitelere katılmasını sağlayabilmek.”

 

İlginizi çekebilir...

Türk Tipi Tırhandilin Son Üreticilerinden Biri: Mustafa Özkeskin

Geleneksel Türk tipi tırhandil üretiminin son temsilcilerinden biri Mustafa Özkeskin. Bodrum'da tüm zorluklara rağmen geleneksel yapım metotlarıyl...
9 Şubat 2018 Cuma / 11:10

Orfe Marin

Denizci, yat yarışçısı, milli yelkenci, olimpik sınıflar antrenörü, mimar Mihri Ereş tarafından kurulan Orfe Marin, XANTHOS markasıyla RIB botlar yapı...
28 Aralık 2017 Perşembe / 16:40

Bilgin Yachts, En Başarılı İhracatçı Oldu

Bilgin Yachts Shipyard, İstanbul İhracatçı Birlikleri'nin düzenlediği "En Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni"nde, Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği...
23 Haziran 2016 Perşembe / 15:06