E-DERGİ
Boat Builder Türkiye 65.Sayı

 


E-Dergi Oku 

ETAP MARINE
METXY
MARİNSU İZOLASYON

Mengi Yay Yatçılık Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Mengi: "2015'in Son Çeyreği, Sektör Açısından Verimli Geçti"

Mengi Yay Yatçılık Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Mengi: "2015'in Son Çeyreği, Sektör Açısından Verimli Geçti"

16 Aralık 2015 Çarşamba / 10:28 | RÖPORTAJ

Tezgâhında bulunan 6 tekneden birini geçtiğimiz günlerde denize indiren ve yılsonuna kadar teslim etmeyi planlayan Mengi Yay Yatçılık, diğer 5 tekneyi de 2016 yılı ortalarına kadar teslim etmeyi hedefliyor. 2015 yılında bir yeni sipariş daha alan firma, kapasitesinin kalan kısmını ise refit projeleriyle değerlendirmek istiyor. Mengi Yay Yatçılık'la ilgili son gelişmeleri ve yatçılık sektörüyle ilgili değerlendirmelerini almak üzere ziyaret ettiğimiz Mengi Yay Yatçılık Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Mengi, 2015'in son çeyreğinde sektörde bir canlanma görüldüğünü belirterek, Türkiye'de amatör denizciliğin teşvik edilmesi durumunda sektörün daha iyi yerlere geleceğini ve daha çok kişiye istihdam sağlayacağını söylüyor...

Kökeni 1960’lara kadar uzanan Mengi Yay Yatçılık, Türkiye’deki en önemli mega yat üreticilerinden biri. Nuh Sanayi Sitesi’ndeki üretim alanını daha modern bir hale getirebilmek için geçtiğimiz yıllarda bir başka üretim alanını kullanmaya başlayan firma, 2016 yılı sonuna kadar Nuh Sanayi Sitesi’nin içindeki tesislerini revize edip yeniden kendi tesislerine geçmeyi planlıyor.

Müşterilerine daha iyi hizmet verebilmek amacıyla, Tuzla’da üretim tesisleri dışında bir de yeni ofis açan Mengi Yay Yatçılık’ın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Mengi, firmada son yıllarda yaşanan gelişmeleri şöyle anlatıyor: “Mengi Yay Yatçılık olarak, müşteri talepleri doğrultusunda, tekne boylarının uzaması ve ikinci el satışlarının daha kolay pazar bulması nedeniyle çelik ve alüminyum tekne yapımına ağırlık verdik. Bu sene, tezgâhımızda 6 tekne vardı. Bir tanesini denize indirdik, yılsonuna kadar teslim edeceğiz. 2016 yılının 8. ayının sonuna kadar da teknelerimizin tamamını teslim etmeyi planlıyoruz.”

“2015’te en az 3 yeni tekne siparişi alma hedefimiz vardı. Görüştüğümüz projeler de vardı. Ancak, Türkiye’deki belirsizlik, özellikle de Haziran-Kasım ayları arasındaki boşluk, her sektörü etkilediği gibi bizi de olumsuz etkiledi. Bazı yabancı müşterilerimiz bile bekleme sürecine girdiler. Çünkü yabancı müşteri, güven ortamı istiyor. Hatta bir müşterimiz, verdiğimiz teklifin iki katı olan başka bir firmaya siparişini verdi. Görüştüğümüz bu projeleri uygulamaya koyamazken, daha önce teknesini yaptığımız bir Alman müşterimizle yeni bir tekne için anlaştık ve 2015 yılının son günlerinde yeni bir sipariş almış olduk. Bu sipariş, daha önce yaptığımız bir projenin aynısı olacak. Çelik gövde ve alüminyum üst yapıya sahip bu tekne, 32 metre tam boya sahip. Ayrıca tamir sezonu başladı. Tekne tamir ve bakımıyla ilgili görüşmelerimiz oluyor. Tamirle birlikte kapasite açığımızı kısmen de olsa kapatmayı planlıyoruz.”

“Bunun dışında yeni ofisimizi açtık. Müşterilerimizi daha düzgün bir ortamda karşılamak ve ağırlamak istedik. Burada bir yat tasarımcısı arkadaşımız, bir asistanımız ve ikinci ele bakan bir arkadaşımız görev yapıyor. Hedefimiz, müşterilerimize burada sunum yapmak; istedikleri takdirde tekne yapım sürecini tersaneye gidip orada göstermek. Zaten her müşteri de tersaneyi görmek istemiyor. Çünkü artık müşteriler de projeyi takip eden profesyonel ekiplerle çalışıyorlar. Daha önce müşteriler tekneyle ilgili birçok konuda kendileri karar verirken, artık sadece estetik konularda karar verip fiyat konuşmak istiyor. Teknik konuları, bu profesyonel arkadaşlar takip ediyor.’’

“Kendimize ait tersanemizi daha modern bir hale getirmek için geçici olarak Nuh Sanayi Sitesi’nin dışında bir yerde üretime devam ediyorduk. Şimdi buradaki anlaşmamızın süresi doluyor. Tezgahtaki teknelerimizi tamamladıktan sonra, 2016 yılının sonu itibariyle tesisimizi revize edip, kendi yerimize geçeceğiz. 1300 metrekarelik oldukça modern bir tesis planlıyoruz. Burada 2 tane 45 metrelik, bir tane 80 metrelik, bir tane de 50 metrelik tekne yapabileceğimiz yerlerimiz olacak.”

Talep doğrultusunda yeni tesisin bir kısmını refit işlerine ayırabileceklerini belirten Hüseyin Mengi, “Biz refit konusunda öncelikle kendi yaptığımız teknelere hizmet vermeyi planlıyoruz. Ama tabi bu, diğer tekneleri almayacağız anlamına gelmez. Beş tane büyük tekne inşa edilirken zaten refit yapmaya imkanımız olmuyor. Kapasitemizin tamamını kullanamadığımız durumlarda refit projelerine yöneleceğiz” diyor.



Başarılı firmalarımız, önemli siparişler alıyor

Türk yat inşa sanayiinin genel durumunu da değerlendiren Hüseyin Mengi, “Son aldığımız haberlere göre 2015’in son çeyreğinin oldukça verimli geçtiğini söyleyebiliriz. Proteksan gibi, Bilgin Yatçılık gibi başarılı firmalarımızın önemli siparişler aldığını duyuyoruz. Bunlar Türk yat sanayii açısından önemli projeler. İnşallah layıkıyla tamamlanır ve yat sanayimizi bir kademe daha yukarı çıkarırlar. Özetle, 2015’in son çeyreğinin verimli geçtiğini söyleyebilirim” şeklinde konuşuyor.

Nuh Sanayi Sitesi’ndeki ve GİSBİR’deki Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinin devam ettiğini sözlerine ekleyen Hüseyin Mengi, şöyle devam ediyor: “Nuh Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu olarak bölgenin daha modern bir hale getirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yönetim binamızı, kısmen faaliyete geçirdik ama tam anlamıyla bitirmedik. Üyelerimizin işlerinin gelişmesiyle birlikte buradaki atölyelerimizi de daha modern bir hale getirmeyi istiyoruz. Burada, 2031 yılında devlet tarafından bize verilen 49 yıllık süre bitiyor. GİSBİR önderliğinde yapılan girişimlerle tersanelerimizin 30 yıl daha güncellenmesi söz konusu. Bu gerçekleştiği takdirde, daha rahat yatırımlarımızı yapabileceğiz.”

“GİSBİR Yönetim Kurulu’nda ise 2011 Ekim ayından bu yana göreve devam ediyorum. Sayın Başkanımız Murat Kıran’ın daveti üzerine girdiğim Yönetim Kurulu ile 3. döneme girdik. 3 yıl daha görevimiz devam edecek. Burada yatçılığı temsil ediyorum. GİSBİR zaten Türkiye’deki gemi inşa ve yat sektörünün en önemli sivil toplum örgütü. Gerek Nuh Sanayi Sitesi olarak, gerekse yat üreticileri olarak birçok desteğini görüyoruz.”

Malzemecilerin bize fiyat avantajı sağlaması gerek
Türkiye’deki yat yan sanayii ile ilgili görüşlerini de dile getiren Hüseyin Mengi, bu konuda da şunları söylüyor: “Biz yat üreticileri olarak, yatı tasarlarken veya üretirken her zaman Türk markalarını kullanmaktan yanayız. Bu konuda oldukça başarılı markalarımız da var ama yeterli değil. Zaten birçok konuda yurtdışına bağlıyız. Bağlı olmadığımız konularda da Türk markalarının bize kalite ve fiyat anlamında avantajlar sağlaması gerekiyor. Türk markalarının daha rekabetçi olması lazım. Biz, yurtdışına tekne üretiyoruz. Müşterilerimizi, Türk markalarını kullanmaya ikna etmek için tek başına kalite yeterli değil, fiyat avantajını da ortaya koymamız gerekiyor. Bugün İtalya yapımı olan aynı kalite bir tekne ile rekabet edemiyoruz. Aynı malzemeleri kullandığımız zaman bir tek işçilikten avantaj sağlıyoruz. İşçiliğin bir projedeki oranı zaten yüzde 10-15. 10 milyon liralık bir teknenin 1,5 milyon lirası işçilik. Yurtdışında da bu 2,5 milyon lira. Aramızdaki fark sadece bir milyon. Bu kadar fark müşteriyi bize çekmek için yeterli olmayabilir. Bu nedenle malzemeden de avantaj sağlamamız lazım.”

Bir yat 100 kişiyi iki sene istihdam etmek demek
Yat inşa sanayiinin gelişmesi için amatör denizciliğin de teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Mengi, şöyle devam ediyor: “Artık klasik olan bir laf var biliyorsunuz: ‘en iyi tekne arkadaşımın teknesi’. Bu kadar basite indirgememek lazım. Neden ‘en iyi araba arkadaşımın arabası’ olmuyor? Amatör denizciliğin bir şekilde teşvik edilmesi gerekiyor. ‘Yat bir lükstür’ deyip geçemezsiniz. Belki de okullardan başlayarak insanlara denizi sevdirmemiz gerekiyor. Bugün Norveç gibi soğuk bir ülkede 3 kişiye bir tekne düşerken, bizim gibi 4 mevsimi çok güzel, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede 3 bin kişiye bir tekne düşüyor. Marinalar, belki sayı olarak yeterli ama fiyatların yüksekliği de insanları korkutuyor. Tekne almaya hevesli, kendi maddi gücü ile bir tekne almayı planlayan insanların bile marina fiyatlarını öğrenince bundan vazgeçtiğini görüyoruz. Burada marinacılara da yüklenmemek gerekiyor. Çünkü onlar da büyük yatırımlar yapıyor. Bir metrekarelik yere 1 lira deyip, bir anda 60 lira isterseniz, marinacılar da bu parayı müşterilerinden çıkarmak zorunda kalıyor. Amatör denizciliği sadece MTV’yi azaltarak teşvik edemezsiniz. Yüzde 18 KDV, yüzde 8 ÖTV vs. yüzde 25-30’a yakın vergi yükü çıkıyor. Tabi ki vergi alınmasın demiyoruz. Ancak bu sektörün yarattığı istihdam da göz önünde bulundurulsun. Biz emek yoğun bir iş yapıyoruz. 30 metre bir yat için ortalama 50 kişi 2 sene çalışıyor. Yan sanayiyi de eklersek 100-150 kişi yapar. Bir yat, 100 kişiyi iki sene istihdam etmek demek. Bunu mutlaka görmek gerekiyor.”