E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
METXY
MARİNSU İZOLASYON
INTERNATIONAL PAINT
ETAP MARINE

Sirena Marine

Sirena Marine

30 Ekim 2015 Cuma / 11:01 | YAPIMCI
52. Sayı (Eylül-Ekim 2015)

Kıraça Holding şirketlerinden, Türkiye'nin seri yat üretimi yapan ilk firması Sirena Marine, performansla konforu birleştiren yelkenli markası Azuree ve lüks segment seyir teknesi markası Euphoria Yachts ile tüm dünyada büyük ilgi görüyor...
Kıraça Holding şirketlerinden, Türkiye'nin seri yat üretimi yapan ilk firması Sirena Marine, performansla konforu birleştiren yelkenli markası Azuree ve lüks segment seyir teknesi markası Euphoria Yachts ile tüm dünyada büyük ilgi görüyor...

Sirena Marine Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kıraça Holding’in 2006 yılı Kasım ayında, dünyaca ünlü motoryat üreticisi Azimut - Benetti Grubu ile yaptığı anlaşma neticesinde kuruldu. Avrupa’nın üçüncü büyük tekne imalatçısı ve 24 metre üzeri motoryat üretiminde dünya lideri olan İtalyan Azimut - Benetti Grubu ile Kıraça Holding arasındaki anlaşmaya göre motoryat imalatı ve denizcilikle ilgili faaliyetleri gerçekleştirmek amacıyla kurulan Sirena Marine, ilk aşamada Azimut’un 13,21 metrelik Azimut 42E modelinin üretimini gerçekleştirdi. Sirena Marine, 2008 - 2011 yılları arasında, yüzde 60 malzeme yerlilik oranına sahip 119 adet tekne üretti.

Türkiye’de dünya markaları yaratmak vizyonuyla kurulan ve Azimut - Benetti Grubu ile işbirliğini yeni projelerle güçlendiren Sirena Marine, 2008 yılında dünya deviyle olan işbirliğini ortaklığa dönüştürerek bir ilke imza attı. Azimut - Benetti Grubu’nun ilk defa İtalya dışında üretim yapmaya başladığı bu ortaklık neticesinde Sirena Marine, motoryat üretim yelpazesini genişleterek 2008 - 2011 yıllarında 30 adet Azimut 55 üretti.
Sirena Marine, Azimut - Benetti Grubu ile birlikte geliştirdiği bir diğer proje kapsamında, 2009 Haziran ayında tasarımını kendi bünyesinde gerçekleştirdiği yeni ürünleri Azimut 38 ve Azimut 40S’in üretimine başladı. Sirena Marine, 120’den fazla tekne ürettiği bu serilerinin üretimini sonlandırdığı 2012 yılından bu yana ise Azimut’un Magellano 43 teknesinin üretimini sürdürüyor.

Türkiye’nin İlk Seri Üretim Yelkenlisi: Azuree
Türkiye’nin ilk seri üretim yelkenli markası olan Azuree’nin de yaratıcısı olan Sirena Marine’in; Azuree 33, Azuree 33C Azuree 40 ve Azuree 46 tekneleri, Sirena Marine tasarım ve mühendislik ekiplerinin dünyaca ünlü tasarımcılarla işbirliği ile geliştirilerek üretiliyor.
2010 yılında lanse edilen Azuree 40, prestijli “European Yacht of the Year” ödüllerinde performans-gezi teknesi kategorisinde 5 finalist tekne arasında yer alırken, markanın ikinci modeli Azuree 33 ise 50. Cenova Uluslararası Boat Show’da gerçekleştirilen dünya lansmanı sırasında Barca dell’Anno (Yılın Teknesi) ödülüne layık görülmüştü.
2013 Cannes Yachting Festival’de dünya prömiyeri gerçekleştirilen Azuree markasının amiral gemisi Azuree 46 ise dünyaca ünlü İngiliz tasarımcı Rob Humphreys’in imzasını taşıyor. Azuree serisinin tüm modelleri gibi, okyanus geçiş belgesi CE A’ya sahip olan Azuree 46’nın iç mekan tasarımı Sirena Marine Tasarım Ekibi tarafından yapıldı.
Ödüllü Azuree 33’ün karakteristik çeneli gövde formu korunarak yeniden tasarlanan Azuree 33C’nin lansmanı ise 2015 yılında CNR Avrasya Boat Show’da gerçekleştirildi.



Lüks Segment Yelkenli Markası Euphoria Yachts
Sirena Marine, lüks segment yelkenli markası Euphoria Yachts’ın marka ve ürün geliştirme çalışmalarına ise 2012 yılında başladı. Markanın ilk modeli Euphoria 54, Sirena Marine’in dünyaca ünlü yat tasarımcısı Germán Frers ile işbirliği yaparak geliştirdiği göz alıcı bir tekne. İç mekan tasarımı Design Unlimited tarafından yapılan Euphoria 54’ün dünya prömiyeri Şubat 2014’te CNR Avrasya Boat Show’da gerçekleştirildi. Euphoria 54’ün lüks ve konforu, bir ya da iki kişi tarafından rahatça idare edilebilmesi ve açık deniz performansı göstermesi Germán Frers tasarımlarının ayırt edici özellikleri olarak dikkat çekiyor.
Eylül 2014’te Cannes Yachting Festival’de gösterilen Euphoria 54, dünyanın en önemli yat ve tekne editörlerinin katılımıyla gerçekleşen bir basın toplantısında tanıtıldı. Sirena Marine’in ödüllü markası Azuree gibi lüks yelkenli markası Euphoria Yachts da ilk modeli Euphoria 54 ile Avrupa’nın En İyi Yatı 2015 ödülüne aday gösterildi. Şu an üretimde olan Euphoria 68’in tasarımını da Germán Frers gerçekleştirdi. 68’in iç mekan tasarımını yine Design Unlimited ekibi üstlendi. Üretimi devam etmekte olan ilk Euphoria 68’in 2016 Şubat’ında sahibine teslim edilmesi planlanıyor.
Lüks segment yelkenli markası Euphoria Yachts’ın 3. modeli olan Euphoria 84’ün tasarımı da serinin diğer modellerinde olduğu gibi German Frers imzası taşıyor.

Üretim Tesisleri
Sirena Marine’in satış ofisi Nişa-ntaşı’nda, satış sonrası hizmetler ofisi ise Pendik’teki Marinturk Istanbul City Port’ta yer alıyor. Satış ve satış sonrası hizmetlerini güçlendirmek için Göcek’te de bir ofis kuran ve hizmet ağını yaygınlaştıran Sirena Marine’in Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde de ofis çalışmaları devam ediyor.
Sirena Marine’in üretim tesisleri ise Bursa Orhangazi’de yer alıyor. 32 bin metrekaresi kapalı, yaklaşık 150 bin metrekare alana kurulu tesisinde, kendi markaları Azuree ve Euphoria’nın yanı sıra Azimut’un Magellano 43 modelinin de üretimini sürdüren Sirena Marine, denizcilik projelerinin yanı sıra raylı sistemler, otomotiv, savunma sanayi ve iş makinaları sektörlerine yönelik kompozit ve paslanmaz parça üretimleri yapıyor.

Üretimin Tamamı Firma Bünyesinde Yapılıyor
Sirena Marine’in tekne üretiminde kalıp aşamasından başlayarak tüm üretimi kendi bünyesinde yaptığını söyleyen Sirena Marine Marin Direktörü Çağın Genç, “En büyük avantajımız atölyelerimizin burada olması. Türkiye’de bizim gibi üretim yapan firma olmadığı için yurtdışı ile kıyaslama yaparsak; birçok firma paslanmaz, elektrik, mobilya, tik ve döşeme sistemleri gibi üretimin bazı aşamalarında dışarıdan hizmet alıyor, küçük kompozit parçaları dışarıda yaptırıyor. Bizse üretimin tamamını kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz” diyor.


Sirena Marine
Marin Direktörü Çağın Genç


Sirena Marine’in seri üretim yapmasına rağmen, müşteri taleplerini de dikkate aldığını ifade eden Çağın Genç, “Teknelerimiz belli bir standartta üretiliyor. Ancak müşterilerimizden gelen taleplere karşı da olabildiğince esnek olmaya çalışıyoruz. Modellerimizin bir opsiyon listesi var. Bu listeye göre, müşterilerimiz tıpkı araba alırken olduğu gibi opsiyonları seçerek teknelerini oluşturuyor. Arada sırada özel istekler de gelebiliyor, onları da memnun edebilmek için şartlarımızı zorluyoruz. Tabi bunların teknik onayının alınması ve kalite anlamında uygun olması gerekiyor. Çünkü yapılan tekne bir markayı temsil ediyor” şeklinde konuşuyor.
Sirena Marine’in İngiltere’den Ame-rika’ya, Çin’den Avustralya’ya birçok ülkede toplam 25 bayisi olduğunu belirten Çağın Genç, “Satışlarımız bu bayilerimiz üzerinden yürütülüyor. Bayilerimizin olmadığı ülkelerde düzenlenen belli başlı fuarlara ise doğrudan biz katılıyoruz ve buradan edindiğimiz kontaklarla satış faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Yurtiçi satışlarımızı da doğrudan kendimiz yürütüyoruz. Satış sonrası servis hizmetleri için ise burada bir ekibimiz var. Tercihimiz, servis işlerini bayilerimizin çözmesi ancak önemli bir durumda buradan ekibimizi göndererek çözüm yoluna gidiyoruz” diyor.

Son yıllarda ekonomik kriz nedeniyle daha çok marka tanıtım çalışmalarına ve yeni modeller geliştirmeye yoğunlaştıklarını sözlerine ekleyen Çağın Genç, İngiliz Sailing Today dergisi tarafından Southampton Boat Show’da yapılan törende Sirena Marine’e verilen “Yılın Üreticisi” ödülüyle ilgili de, “Yılın Üreticisi Ödülü, daha çok fabrikanın organizasyonu, üretim süreçleri, organizasyon ve üretim mantalitesi gibi kriterler gözetilerek veriliyor. Biz bu açılardan gerçekten rakiplerimizden ayrı konumdayız. Bunda otomotiv tecrübemizin de etkisi var. Süreçlere daha farklı açılardan bakabiliyoruz” ifadelerini kullanıyor.


Sirena Marine, Marin Direktörü Çağın Genç ve Genel Müdürümüz İsmail Ceyhan

Raylı Sistemler ve Otomotiv Sanayiine Yönelik Üretimler
Sirena Marine’in farklı sektörlere yönelik çalışmalarından da bahseden Genç, şöyle devam ediyor: “Sirena Marine’in adından da anlaşılacağı gibi öncelikli iş alanı marin sektörü. Ancak maalesef yaşanan ekonomik krizler nedeniyle üretim kapasitemizi hedeflediğimiz oranlarda kullanamıyoruz. Biz de hem ekonomik açıdan hem de çalışanlarımızın boşta kalmaması açısından yeni arayışlara girdik ve raylı sistemler, otomotiv, savunma sanayi ve iş makinaları sektörlerine yönelik kompozit parça üretimlerine başladık. Burada yine kompozit parçalar ürettiğimiz için prensipte aynı işi yapıyoruz. Kardeş firmamız Karsan, neredeyse bütün dış ve iç kaplaması kompozitten oluşan bir otobüs ihalesi almıştı. Biz de kompozitle ilgili önemli bir know-how birikimine sahibiz. Dolayısıyla böyle bir fırsat çıkmışken çalışanlarımızın boş kalmasındansa bu alana girmek istedik. Başarılı da olunca başka firmalardan da talepler gelmeye başladı ve böylece iki farklı alanda ilerlemeye başladık.”

Tedarikçiler
Yat malzemeleri ve ekipmanları konusunda daha çok yerli ürünleri tercih ettiklerini sözlerine ekleyen Genç, “Bazı malzemeleri burada üretebilme veya yerli firmalardan tedarik edebilme  şansımız yok. Örneğin sevk sistemleri ya da elektronik sistemler. Bu alanlarda dünyaca bilinen birkaç firma var ve müşteriler de zaten bunları talep ediyor. Dolayısıyla biz de teknelerimizde bu markaları kullanıyoruz. Ama bunun haricinde Türkiye’de, özellikle de bizim bulunduğumuz bölgede inanılmaz bir yan sanayii var. Paslanmazdan camlara, kumaşlardan aynalara kadar yerli üreticilerden tedarik edebileceğimiz ne varsa kullanıyoruz. Türkiye’deki yan sanayide kalite olarak bir sıkıntı yok, en büyük sıkıntı devamlılık. Örneğin otomotiv gibi daha oturmuş sektörlerde, üretici firmalar yan sanayi firmalarını yönlendirerek geliştirir, malzemelerin standartlarını yükseltir. Dolayısıyla iki firma arasında bir ilişki oluşur. Bizde maalesef böyle bir şey yok. Büyük tekne yapanlar zaten bir kere görüşüyorlar yan sanayicilerle. Bu ikili ilişkileri sağlayacak en uygun model biziz. Biz de bunu yaratmaya çalışıyoruz. Ürünlerini geliştirmeleri konusunda yan sanayiye destek oluyoruz” diyor.

Çağın Genç, Sirena Marine’in teknelerinde kullandığı belli başlı markalarla ilgili şu bilgileri veriyor: “Sevk sistemlerinde, kendi markalarımız olan yelkenli teknelerde ağırlıklı olarak Volvo ile çalışıyoruz. Bazı modellerimizde Yanmar da kullanmaya başladık. Azimut için ürettiğimiz motoryatlarda ise onların tercihleri doğrultusunda Cummins markasını kullanıyoruz. Elektronik sistemlerde daha çok Raymarine ürünlerini kullanıyoruz. Azimut’ta da yine aynı şekilde Raymarine tercih ediliyor. Tekne kalıptan jelkotlu çıktığı için boya seçimini opsiyon olarak müşteriye bırakıyoruz. Burada da iki opsiyonumuz var. Biri otomotiv sanayiinde de tercih edilen Glasürit markası, diğeri ise Alexseal yat boyaları. Azimut’larda firmanın tercihi genelde Glasürit oluyor. Biz ise kendi markalarımızda daha çok Alexseal’ı kullanıyoruz. Kompozit konusunda ise elyaflarda Metyx firmasıyla çalışıyoruz. Reçineyi ise biraz da Azimut’tan kalan alışkanlıkla DSM Euroresins firmasından tedarik ediyoruz.”



Türk yat ve tekne üretim sanayii

Türkiye’deki yat üretim sanayii ile ilgili görüşlerini de dergimizle paylaşan Çağın Genç, şunları söylüyor: “Türkiye’de bizim dışımızda seri üretim yapan firma pek yok. Daha çok butik üretim mantığıyla yat üretimi yapılıyor. Her iki üretim sisteminin de kendine göre avantajları var. Seri üretim yapmak kolay değil. Proseslerinizde doğru mantaliteyi oturtamadığınız zaman çok ciddi vakit ve para kaybedebilirsiniz. Ancak iyi bir sistem kurarsanız da getirisi yüksek olur. Ne kadar çok üretim yapabilirseniz maliyetlerinizi o kadar aşağı çekebilirsiniz. 10 makine pazarlığı yapmakla 100 makine pazarlığı yapmak çok farklıdır. Seri imalatın en büyük avantajı bu. Tabi bunun yanında sürekli aynı modelleri üretmenin kalite ve zaman açısından da büyük avantajları var.”

“Yat üretimi, dünyanın genel ekonomik durumuna çok bağlı. Yat kullanıcıları, teknelerini yılda 2-3 hafta kullanabiliyor. Dolayısıyla ekonomik bir sıkıntıda ilk vazgeçilen hobi bu oluyor. Türkiye açısından özellikle Malta Şahini’nin imalatından sonra yurtdışındaki potansiyel müşterilerde ciddi bir farkındalık oluştu. Durgun olan birçok sektör denizciliğe kaymaya başladı. Ama maalesef 2008 ekonomik kriziyle gelen düşüşten sonra yine farklı alanlara dağıldılar. Son bir yıldır ise özellikle büyük tekne imalatında bir kıpırdanma olduğunu duyuyoruz. Antalya Serbest Bölge’de, Tuzla’da, Yalova’da imalat hattına büyük tekne alan firmalar var. Bu da iyi sinyaller olduğunu gösteriyor.

 


İlginizi çekebilir...

Türk Tipi Tırhandilin Son Üreticilerinden Biri: Mustafa Özkeskin

Geleneksel Türk tipi tırhandil üretiminin son temsilcilerinden biri Mustafa Özkeskin. Bodrum'da tüm zorluklara rağmen geleneksel yapım metotlarıyl...
9 Şubat 2018 Cuma / 11:10

Orfe Marin

Denizci, yat yarışçısı, milli yelkenci, olimpik sınıflar antrenörü, mimar Mihri Ereş tarafından kurulan Orfe Marin, XANTHOS markasıyla RIB botlar yapı...
28 Aralık 2017 Perşembe / 16:40

Bilgin Yachts, En Başarılı İhracatçı Oldu

Bilgin Yachts Shipyard, İstanbul İhracatçı Birlikleri'nin düzenlediği "En Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni"nde, Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği...
23 Haziran 2016 Perşembe / 15:06