E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
MEGA TACHT TRANSPORT
BODRUM MARİNA
ETAP MARINE
METXY
MARİNSU İZOLASYON
INTERNATIONAL PAINT

ESS İstanbul'da Retinamıza Takılanlar

ESS İstanbul'da Retinamıza Takılanlar

24 Ekim 2014 Cuma / 16:31 | YORUM135 kez okundu

Serdar Bapoğlu
www.turksail.com


Dünyanın en yüksek seviyedeki yelkencileri ile yeni kuşak katamaran tipi one design “hız makineleri” Extreme 40’ları buluşturan Extreme Sailing Series bir kez daha İstanbul’da…
İlk randevu Haliç’te, ikincisi Ahırkapı önlerinde gerçekleşmişti. Bu kez oranizasyona Yelikapı Etkinlik Alanı gösterildi. Mark Turner’in başkanı olduğu OC Sport tarafından düzenlenen Extreme Sailing Series, İstanbul’dan önce uğradığı St. Petersburg ve Cardiff ayaklarında yer darlığı yüzünden sıkıntı yaşamıştı ama İstanbul’da devasa Yenikapı Etkinlik Alanı’nın bir köşesinde adeta “kayboldular”… 

Tüm Operasyonu Kendileri Üstlendi
Edindiğimiz bilgilere göre tüm organizasyonu bu kez OC Sport kendi üstlenmiş ve bize pek iş bırakmamıştı. Hatta kayıt, yiyecek-içecek istasyonları ve tüm koordinasyonda bu kez “kendi adamları” iş başındaydı.
İzleme terasının ve brifing salonunun yer aldığı Extreme Club’ın, medya merkezinin, teknik alanların kurulması, teknelerin transferi, montajı, donatılması ve suya indirilmeleri soluksuz bir tempoda iki gün içinde tamamlandı.
2014 organizasyonun ana sponsoru Land Rover olduğu için İstanbul’daki evsahibi dolaylı olarak Borusan Otomotiv idi. Ancak asıl ev sahipliğini İstanbul ayağına sponsor olan Yandex ile Palmarina Bodrum üstlendi.

Bakan ve Vali Koruma Ordusuyla Geldi
Açılış öncesi Yenikapı Etkinlik Alanı’na ilk olarak Yandex Türkiye CEO’su Mehmet Ali Yalçındağ geldi. Ardından Palmali Holding’in, dolayısı ile Palmarina Bodrum’un patronu Mübarek Mansimov, brifing alanına Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile birlikte girdi.
Ancak salon koruma ordusu ile birlikte giriş yapan “erkan”a dar geldi. Bakan Kılıç ve Vali Mutlu çevreyi dolaşmak için çıktıkları salona daha sonra tekrar geri dönünce peşlerindeki kalabalık yok denecek kadar azalmıştı.
Gençlik ve Spor Bakanı oradaydı, İstanbul Valisi, Yandex Türkiye CEO’su, Palmali Grup Yönetim Kurulu Başkanı da… Land Rover ile Borusan Otomotiv temsilcileri kenarda durmayı ve ortaya çıkmamayı tercih ettiler. Ama gözlerimiz salonda TYF’den kimseyi göremedi.
Konuklar koltuklarına oturduktan sonra Extreme Sailing Series İstanbul Ayağı’nda mücadele edecek dümenciler de podyumdaki yerlerini aldı. Bu yıl aralarında ilk Türk Formula ekibi olan Team Turx’ün koçu Mitch Booth ile takımın kurucusu Edhem Dirvana da vardı. 



İki Kıta Arasında Yelken Yapılan Tek Kent
Yarışçılar duygu ve düşüncelerini aktardıktan sonra kürsüye gelen Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Yarış yaparken yüksek derecede müsabakaların heyecanı olacak. Ama inanıyorum ki yarışlar bittiğinde konuşulacak konular Türkiye’nin ve İstanbul’un ne kadar güzel bir ev sahipliği yaptığı olacaktır” dedi.
İstanbul’un çok farklı bir tecrübeyi yaşayacağını belirten Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyanın birçok yerinde birçok denizinde yelken yapabilirsiniz, yelken sporuyla uğraşabilirsiniz. Ama eğer iki kıtanın arasında yelken yapmak istiyorsanız, yaptığınız spor esnasında iki kıtaya gidip gelmeniz gerekiyorsa İstanbul’a gelmeniz gerekiyor. Tarihimizden gelen, kültürümüzden gelen İstanbul şehrinin geçmişinden gelen bir özelliği var. Bizim şehrimiz çok misafirperverdir. Ülkemiz misafirperverdir, milletimiz misafirperver millettir. Buraya gelen bütün yabancı konuklarımızın da en iyi şekilde ayrılacağından şüphemiz yoktur. Buradan mutlu ayrılacaklarına inanıyorum.”

“Sportif” CEO
İstanbul Valisi Mutlu’nun ardından Yandex Türkiye CEO’su Mehmet Ali Yalçındağ kürsüye Palmali Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mübarek Mansimov ile birlikte geldi. Ceketini ve gömleğini çıkartmış, siyah “Extreme” tişörtünü giyerek resmiyetten uzaklaşarak “sportif bir tarz” ortaya koymuştu. Konuşmasını elindeki i-Pad’deki metni okuyarak değil de “irticalen” yapsaydı fotoğraf tam olacaktı ama o kadar kusur “Kadı kızında da olurdu”  
Konuşmalar tamamlandıktan sonra OC Sport yöneticileri yapılacak yarışlar hakkında teknik bilgileri aktardı ve start hazırlıkları başladı. Bakan Kılıç ve Vali Mutlu muhtemelen yoğun programları nedeniyle startı beklemeden etkinlik alanından ayrıldı. Alana ilk gelen Mehmet Ali Yalçındağ ise yarışlarda “6. Adam” olabilmek için elinde can yeleği ve kaskı ile transfer botlarının bulunduğu iskeleye doğru yürüyordu.
 
Yakışmayan Manzara
Etkinlik alanı tamamdı ama, botların yanaştığı iskeleye ve Extreme 40’ların tonozlara bağlı bulunduğu balıkçı barınağının olduğu koya geçiş için tozlu topraklı mıcır inşaat alanından geçmek pek yakışık almadı. İskeleye giden yola serilen siyah halı kısa süre içinde toz toprak yüzünden beyazlaştı…
İDO iskelesi ile Yenikapı Etkinlik Alanı arasında kalan koyda suyun da pek temiz olduğu söylenemezdi. Kural gereği yarışan teknelerin yarıştan bir gün önce suya inmiş olmaları ve teknik sorun dışında mücadelelerin sonuna kadar karaya alınmamaları gerekiyordu. Ama koydaki mazotun izlerini gövdeden temizlemek ekipleri en az yarış kadar terletti. 

Start Öncesi Bot Krizi
Heyecanla beklenen start bir türlü verilemiyordu. Kulağımıza gelen bilgilere göre Groupama’nın direğinde bir “sıkıntı” vardı ve bu sorunun giderilmesi için bekleniyordu. Daha sonra Groupama’nın direğinin kırılması tam bu bilgiyi doğrulamıştı ki, başka bir bilgi daha geldi.
Organizasyon Umpire’ların (saha hakemi) kullanması için TYF’den dört bot talep etmişti. Ancak yarışlar başlamadan önce gelen bir talimat, küçük çaplı bir kriz yaratmıştı. İddiaya göre TYF, “Botları bizim adamlarımız kullanacak, başkasının kullanmasına izin vermeyiz” demişti.
Extreme organizasyonunun bu konudaki güvenlik kuralları kesindi. Bot kullanacak kişiler için aranan koşullara ise “bizim adamlar” uymuyordu. Karşılıklı görüşmeler uzayıp giderken organizasyon görevlileri, “Dediğinizi kurallar gereği yapmamız mümkün değil. O halde botlar karaya dönsün, bu şartlar altında start veremeyiz” deyince “anlaşma” sağlandı ve botları “onların” kullanmasına izin çıktı.

6. Adam için Uyarı
“Güvenlik” deyince, organizasyonun dümencilerle yaptığı brifingde “6. Adam” konusundaki uyarısına da değinmeden geçmeyelim. Zira bizim Bodrum’da Famous Cup’ta “misafir” konusunda yaşanan “istenmeyen” olayın önünün nasıl alınacağına da güzel bir örnek oluşturuyor.
Yarışın direktörü, skipperlara şöyle seslendi: “Teknenize alacağınız 6. Adam (misafir) sıkıntı yaratabilir, rahatsız olabilir, rahatsızlanabilir. Derhal bize haber veriyorsunuz, biz misafiri hemen gelip alıyoruz. Siz herhangi bir müdahalede bulunmayacaksınız.”
Hemen belirtelim, “misafir” de tekneye elini kolunu sallayarak binemiyor. Önce kaydı alınıyor, ardından özel giysiler ve can yeleği giydiriliyor. Başına da kaskı takılıp bineceği tekneye öyle gönderiliyor. Teknenin üzerinde de durabileceği yer belli.

Güvenlik Ön Planda
Kuralar, yarışları “medya botu”ndan izleyecek gazeteciler için de geçerli. Kayıt yaptırmadan, imza vermeden ve can yeleği takmadan basın mensuplarının medya botuna binmesine kesinlikle izin verilmiyor. Ayrıca kim hangi botta, ne zaman çıktı, ne zaman dönecek, hepsi kayıt altında.
Yarış parkurunun çevresi ise adeta bot kaynıyor… Ekip destek botları, medya botları, koç botları, şamandıra botları, umpire botları, güvenlik botları ve sağlık botları… Bunların da tümü kayıt altında ve üzerlerinde görevlerini belirten flamalar taşıyorlar. Bu flamalara sahip olmayan teknelerin parkuru çevreleyen “güvenlik barajının” içine girmelerine izin yok.
Sonuçta genel hatları ile bakıldığında tüm sistem “tıkır tıkır” işliyor. Aksaklık, tartışma söz konusu değil. Gönül ister ki bizim organizasyonlar, kulüpler, teknik adamlar ve yelkenciler de Yenikapı’da yapılan etkinliğe “havalanan teknelerden” çok bu gözle baksınlar. Herkes payına düşeni alsın ve bu bilgilerle kendini geliştirmeye çalışsın.

Birkaç Küçük Ayrıntı
Son Amerika Kupası’nı tek maçla kaybeden ETNZ’nin efsane dümencisi Dean Barker, rica üzerine sahilden aldığı boya kutularını Oman Air’in teknesine taşıdı, bundan da hiç gocunmadı.
Ekipler ilk yarış günü sahile döndüklerinde kurt gibi acıkmışlardı. Günün değerlendirme toplantısının yapıldığı brifing salonunda “Napoliten” sosu yanında tepeleme makarna ve sınırsız içecek ikramı onları bekliyordu. Tezgahın üzerinde Türkçe yazılmış bir not da dikat çekti: “Makarna servisi sadece yelkenciler içindir”.
Teknik Alan’da her ekibin bir konteyneri bulunuyor. Ayrıca bir de Teknik Ekip konteynerı var ki içinde yok yok. Her türlü bakım ve onarımı yapacak olanak ve yedek parça burada mevcut. Bunun en çarpıcı örneği ilk gün yaşanan kazadan sonra ortaya çıktı. Direkleri kırılan Groupama ile Alinghi, bir gün sonra yeni direkleri ile suya inmişti.
Ana etkinlik alanı, Extreme Club, Medya Center, Teknik Alan, iskele… Tüm istasyonların görevliler tarafından denetlenen tek giriş-çıkış noktaları var. Ama bunun için size kimse bir şey sormuyor. Kayıt sırasında verilen ve görevlere göre farklı renkler taşıyan bileklikler sizin “pasaportunuz”. Yetkiniz olduğu alanlara bu bilekliklerle rahatlıkla girebiliyorsunuz.
Yarışlar ünlü bir yazılım firması olan ve sponsorluğun yanı sıra seriyi takip eden bir de X40’ı bulunan SAP tarafından elektronik ortamda analiz ediliyor ve her günün sonunda çok ayrıntılı bir tablo yayınlanıyor. 
Palmarina Bodrum, desteklediği İzmir Yelken Akademisi’nin MAT 1010’unu da İstanbul’a getirdi ve Etkinlik Alanı’nda sergiledi. Hafta sonunda İstanbul’da yarış vardı ama tekne sergide “meşgul” olduğu için mücadeleye katılamadı.