E-DERGİ
Boat Builder Türkiye 65.Sayı

 


E-Dergi Oku 

ETAP MARINE
METXY
MARİNSU İZOLASYON

Su Marine

Su Marine

21 Ekim 2013 Pazartesi / 11:55 | YAPIMCI

2007 yılında kurulan ve İstanbul Deri Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan üretim tesisinde faaliyetlerini sürdüren Su Marine, 33 metrelik bir yelkenli teknenin ve iki adet 12 metrelik kompozit lobster'in üretimine devam ediyor...


Su Marine, daha önce Nuh Sanayi Sitesi’nde faaliyet gösteren Kesgin Yatçılık’ın devamı olarak 2007 yılında kurulan bir firma. Su Marine, Kesgin Yatçılık firma sahibi Ahmet Kesgin ve kendisine tekne yaptırırken tanıştığı Ronald Grünberg’in teknenin 2004 yılında tamamlanmasının ardından birlikte çalışmaya karar vermesiyle ortaya çıkmış. Su Marine’in üretim tesisi de daha büyük tekneler üretebilmek için daha geniş bir alan gerektiğinden Tuzla Orhanlı’daki İstanbul Deri Organize Sanayi Bölgesi’ne kurulmuş. Tesisin inşası devam ederken iki adet 36 metrelik yelkenli siparişi alan firma, tesisin inşasıyla birlikte bu iki teknenin inşasını da yürütmüş. 
Üretim tesisinin, en başından yat üretimi yapmak için planlandığını söyleyen Su Marine Genel Müdürü Timothy Grünberg, “Bu nedenle tesiste her şey olması gerektiği gibi yapıldı. Son derece modern bir üretim tesisimiz var ve çalışanlarımızın daha rahat çalışabilmesi için mümkün olan tüm olanakları sağlamaya çalışıyoruz” diyor.
Su Marine’in üretim tesisi 5 bin metrekare alan üzerine kurulu yaklaşık 15 bin metrekarelik kapalı alandan oluşuyor. Paslanmaz atölyesi, boya atölyesi ve mobilya atölyesi gibi atölyelerin yer aldığı en alt katta aynı zamanda 14 metreye kadar küçük teknelerin üretimi de gerçekleştiriliyor. Bir üst katta ise 50 metreye kadar 4 tane teknenin aynı anda yapılabileceği holler yer alıyor. Firmanın ofis katları da üretim alanını görebilecek şekilde tasarlanmış. 


 Su Marine Genel Müdürü 
Timothy Grünberg

Su Marine’in ofis bölümünde büyük çoğunluğu mühendis olmak üzere yaklaşık 10 kişilik bir ekip görev yapıyor. Üretimde ise aralarında boya, krom, mobilya ustalarının olduğu 40 kişilik bir üretim ekibi çalışıyor. Özellikle ahşap, krom ve boya işçiliğini firma bünyesinde bulundurduklarını belirten Timothy Grünberg, “Kalitenin devamlılığı bizim için çok önemli. Bunun için de kaliteye doğrudan etki eden üretimin bu kısımlarını kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Elektrik, mekanik ve tesisat gibi üretimde sürekliliği olmayan, belli dönemlerde ihtiyaç duyulan işleri ise dışardan karşılıyoruz. Bunun dışında üretimin tamamı kendi bünyemizde yapılıyor” şeklinde konuşuyor.

3 teknenin yapımı devam ediyor
Su Marine kuruluşundan bu yana büyük boyutta; ikisi 36 biri 46 metrelik yelkenli ve 28 metrelik bir motoryat olmak üzere 4 tekneyi denize indirmiş. 33 metrelik bir yelkenlinin yapımı ise devam ediyor. Firma bunun haricinde de 12 metrelik kompozit lobster üretiyor. Üç tanesinin yapımı tamamlanan lobsterlerden ikisinin imalatı da devam ediyor.
Su Marine’in tamamen sipariş üzerine üretim yaptığını söyleyen Timothy Grünberg, “Motoryat, yelkenli her tarz tekne üretimi yapıyoruz. Şu ana kadar yaptığımız teknelerin büyük çoğunluğu ahşap, ancak çelik ya da alüminyum tekne üretimini yapacak kapasitemiz ve ekiplerimiz de var. Hollerimizden bir tanesi 60 metreye kadar tekne yapımına müsaade ediyor. Daha büyük bir sipariş alabilirsek de farklı bir yerde değerlendirebiliriz” ifadelerini kullanıyor.
Tekne klaslamasında daha çok Rina ile çalıştıklarını sözlerine ekleyen Grünberg, şöyle devam ediyor: “Rina, ahşap teknelerde diğer klas kuruluşlarından bir adım önde. Sadece ahşap teknelere yönelik standartları var. Bu nedenle daha çok Rina’yı tercih ediyoruz. Ama tabi ki asıl belirleyici olan tekne sahiplerinin tercihi.”

Refit projeleri de yapıyor
“Üretim dışında, işlerimizin küçük bir kısmını oluşturuyor olsa da refit projeleri de yapıyoruz. Bu projeleri tekneleri getirip kendi tesisimizde yapabildiğimiz gibi müşterinin teknesini çektiği dışardaki bir yerde de yapabiliyoruz.”
“Tekne tasarımlarında yine müşterinin istediği tasarımcılarla çalışıyoruz. Ama kendi bünyemizde de bir tasarım ekibimiz var. Ürettiğimiz son iki teknenin iç tasarımını kendi ekibimiz gerçekleştirdi.”
“Satış sonrası müşteri talebine göre servis, bakım gibi hizmetler sunuyoruz. Teknelerimizin garanti süresi genelde bir yıl. Bu süre boyunca tekne neredeyse orada gerekli işlemler yapılıyor. Ürettiğimiz tekneleri sadece garanti süresince değil ömür boyu kendi teknemiz olarak görüyoruz.”

Sipariş aşamasında olan projeler var
“Müşterilerimize fuarlar yoluyla veya brokerlar aracılığıyla ulaşıyoruz. Ancak sabit bir brokerımız yok. Yapımına devam ettiğimiz tekneler dışında sipariş aşamasında olan 30 metre üstü 2 yelkenli projemiz var. Bunun dışında da görüşmelerini sürdürdüğümüz 4-5 proje daha var. Ama tabi müşteri açısından büyük bir yatırım olduğu için bu görüşmeler 6-8 ay sürebiliyor.”
“Maliyet açısından Avrupa’ya göre daha uygun fiyatlarla üretim yapabiliyoruz. Ancak biz maliyetten daha çok kalitemizle rekabet etmek istiyoruz. Ayrıca işçilik konusunda da Avrupa’dan daha iyiyiz. Özellikle bizim ahşap işçiliğimizi Avrupa’da bulmak imkansız. Sadece Su Marine değil, Türkiye’deki iyi tersanelerinin hepsi bu konuda Avrupa’nın çok önünde.”

“Türk müşteriler Türkiye’deki üretim kalitesini yeni yeni anlıyor”
“Müşterilerimiz arasında son birkaç yıldır Türk müşterilerin sayısı artıyor. Tabi Avrupa’daki ekonomik gidişatın pek parlak olmaması, buna karşın Türkiye ekonomisinin nispeten daha iyi durumda olması da bunda etken. Ancak asıl etken, potansiyel Türk müşterilerin Türkiye’deki üretim kalitesini yeni yeni anlamaları.”
“Su Marine olarak hedefimiz, önümüzdeki 5-10 sene içindeAvrupa’daki sayılı tersanelerin seviyesine ulaşmak ve onları geçmek. Bu konuda örnek gösterilebilecek, kalite konusunda asla ödün vermeyen, A’dan Z’ye üretimin tamamını kendi bünyesinde yapan 100-120 yıllık firmalar var. Biz onların 100 senede geldikleri bu noktaya 15-20 sene içinde gelmeyi ve onları geçmeyi hedefliyoruz. Bu yolda da iyi ilerlediğimizi düşünüyorum. Şu ana kadar ürettiğimiz teknelerin kalitesi ve aldığımız geri dönüşler doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

2013’te işlerde düzelme başladı
“2008 sonrası sektörün durumu herkesin bildiği gibi çok da iyi değildi. Biz bu süreci güçlü finansal yapımızla atlatmayı başardık. 2013 yılında az da olsa bir düzelme görmeye başladık. Henüz siparişe dönüşmemiş olsa bile sipariş vermek için bilgi almak isteyenlerin sayısı artıyor. Bu olumlu gelişme, iyileşerek devam edecektir. 2014’te bugün konuştuğumuz işlerin devamının geleceğini, bir kısmının siparişe dönüşeceğini düşünüyoruz.”

Kötü örnekler tüm sektöre zarar veriyor
“Türkiye’de çok çok iyi tersanelerimiz var. Avrupa veya Amerika’yla rekabet edebilecek hatta onları geçebilecek kalitede üretim yapabiliyoruz. Ancak bunun yanında Türkiye’de kötü tecrübeler yaşayan müşterilerle de karşılaşıyoruz. Tabi bu Türkiye’nin imajını bozuyor ve işini doğru yapan tersanelere duyulan güveni de sekteye uğratıyor. Kısacası kötü örnekler tüm sektöre zarar veriyor.”
“Türkiye yat üretiminde, işçiliğiyle, uzmanlığıyla dünyada iyi bir yere sahip. Bu nedenle gelecek açısından umutluyuz. Ancak yine de Türkiye’de sektörün gelişmeye, daha oturaklı bir yapıya ulaşmaya ihtiyacı var. Şu anda herkes kendi derdine düşmüş vaziyette. Sektör olarak herkesin biraraya gelip sektörü kalkındırmaya çalışması lazım. Sektörün gelişmesi için devlet kurumlarının da üzerine düşen görevler var. Yeni mevzuat getirildiği zaman bunun sonuçlarının düşünülmesi lazım. Mali bakımdan destek olunması lazım.”
“Özellikle mevzuat konusunda sıkıntılıyız. İş güvenliği, ruhsatlandırma vs. konusunda bir sürü yeni kural getirildi. Bunların çok büyük maliyetleri var. Altından kalkmak zor. Bu konuda devletin bu ek yükü düşünüp ya uygun kredilerle ya da maliyeti düşürücü önlemlerle sektöre destek olması gerekiyor. Tabi ki bunlar önemli mevzuatlar ve biz de yerine getirmek istiyoruz ama bu kadar zor bir dönemde destek beklerdik. Tabi bir de işin haksız rekabet boyutu var. Biz burada bu mevzuatları yerine getirirken merdivenaltı üretim yapanlar bunu yapmıyor. Bu da rekabet edebilmemizi zorlaştırıyor.”