E-DERGİ
Boat Builder Türkiye 65.Sayı

 


E-Dergi Oku 

METXY
ETAP MARINE
MARİNSU İZOLASYON

Orfe Marin

Orfe Marin

28 Aralık 2017 Perşembe / 16:40 | YAPIMCI

Denizci, yat yarışçısı, milli yelkenci, olimpik sınıflar antrenörü, mimar Mihri Ereş tarafından kurulan Orfe Marin, XANTHOS markasıyla RIB botlar yapıyor. 4.40 ve 5.45 metrelik iki modeline son olarak 7.80’i ekleyen Orfe Marin, önümüzdeki dönemde daha büyük boy botlara geçiş yapmayı planlıyor...

Aslında bir mimar olan ve Orfe Marin’in kuruluşuna kadar mesleğini icra eden Mihri Ereş; hayatının hemen hemen tamamı denizde geçmiş, optimistten başlayıp olimpik sınıflara kadar yarışmış, 1974’ten bu yana yat yarışçılığı yapan, olimpik sınıflar antrenörlüğü de olan gerçek bir denizci.

Birçok farklı marka bot kullanan ve kullandığı botların önemli markalar olmasına rağmen kalitesi ve performansından rahatsızlık duyan Mihri Ereş, daha iyisini yapabileceği düşüncesiyle 2014 yılında RIB bot üretimine başladı. XANTHOS markasıyla ürettiği 5.45’lik ilk botunun ardından ikinci botunu Loyd B Offshore CE belgeli olarak üreten Mihri Ereş, botların başarısının ardından eski şirketini kapatarak Orfe Marin’i kurdu ve mimarlığın yanı sıra bot üretimine de konsantre oldu.

Orfe Marin bot üretimine ek olarak yeni tasarımlar ve mimari projeler konusunda da çalışmalar yapıyor. Orfe Marin, bugün 4.40, 5.45 ve 7.80 olmak üzere 3 ayrı model RIB bot üretimi yapıyor. Botlarını XANTHOS markasıyla pazara sunan firma, önümüzdeki dönemde daha büyük boy botlara da geçiş yapmayı planlıyor. Botların fiber gövdesini vakum infüzyon vinilester veya vakum infüzyon epoksi yöntemiyle kendi bünyesinde yapan Orfe Marin; tasarımını, çizimlerini ve birleşimlerini yine kendi bünyesinde yaptığı tüplerin kumaşlarını ise yurtdışından getiriyor.

XANTHOS’un 4.40 ve 5.45 modellerinin tasarımı, firmanın kurucusu Mihri Ereş’e ait. Markanın son modeli 7.80’in karina tasarımı ise dünyaca ünlü Yeni Zelandalı tasarımcı Christian Stimson tarafından yapılmış. Farklı amaçlara göre güverte tasarımları butik çalışma mantığı ile Mihri Ereş tarafından, mühendislik çalışmaları ise Haluk Suntay tarafından yapılıyor.

Firmanın merkezi ve üretim tesisleri Tuzla Kimya Sanayicileri Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alıyor. Üretimde 4-5 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdüren Orfe Marin, yılda ortalama 5-6 bot üretimi gerçekleştiriyor. Firma, botların satışını ise doğrudan kendisi yapıyor.

Mihri Ereş: “Üretimde en iyi sonucu verecek malzemeleri ve teknikleri kullanıyoruz”

Orfe Marin ve yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi aldığımız firmanın kurucusu Mihri Ereş, üretimde neden vakum infüzyon tekniğini kullandıklarını şu sözlerle açıklıyor: “Biz en iyi botu yapmak amacıyla yola çıktığımız için üretimde de en iyi malzemeleri kullanıyoruz ve en iyi sonucu verecek teknikleri uyguluyoruz. Botlarımızın fiber gövdesini vakum infüzyon tekniği ile yapıyoruz. Vakum infüzyon sağlamlık ve hafiflik açısından çok büyük avantajlar sağlıyor. Belki biraz fazla uğraştırıyor ama sonuç çok başarılı oluyor. Piyasadaki algı, vakum infüzyonun pahalı bir yöntem olduğu yönünde. Ama harcanan sarf malzemesi ve işçilik maliyeti hesaba katıldığında el yatırması ile neredeyse aynı maliyete geliyor. Ortaya çıkan ürünün kalitesi ise tartışılmaz.” 

Her hava şartında kullanılabilecek, güvenli bir bot yapmak amacıyla yola çıktıklarını sözlerine ekleyen Mihri Ereş, “Bizim botlarımızı istiyorsanız sportif ya da balıkçılık amaçlı, istiyorsanız palamar botu, askeri bot olarak ya da üstüne farklı bir oturma grubu koyup gezi amaçlı olarak kullanabilirsiniz. Ama bizim asıl hedefimiz her hava şartında kullanılabilecek, güvenli bir bot olması. Bunun için de gövdesinin denizci olması ve tüplerinin sağlam olması çok önemli. Birçok gezi botunda görsellik ön plandadır ve tüp bölümleri sayı olarak daha azdır. Ancak ciddi working botlara baktığınızda tüplerde yatay değil dikey kesitler görürsünüz. Bizim hem 4.40 modelimizde hem de 5.45 modelimizde tüplerde 5 bölüm vardır, 7.80 modelimizde ise tüplerimiz 7 bağımsız bölümden oluşur. ‘Ne gerek var’ diyenler de oluyor. Ancak bu bir deniz aracı. Araba gibi yolda kaldığınızda taksi yok. En kötü senaryoda dahi bu taşıt sizi suyun üstünde tutmak zorunda. Bunun için de gereken tüm kuralları uygulamamız lazım” şeklinde konuşuyor.

Mihri Ereş, şöyle devam ediyor: “Üretimde, kompozit gövdeyi biz yapıyoruz. Tüplerin tasarım çizim ve yapıştırmalarını biz yapıyoruz ancak kumaşları yurtdışından getiriyoruz. Bu konuda da çok seçiciyiz, ucuz Uzakdoğu ürünlerini değil, piyasadaki en iyi ürünleri kullanıyoruz. Botlarda tüpün kumaşı çok önemli. Kalınlığı, ağırlığı, bölme sayıları tüketicilerin dikkat etmesi gereken detaylar.”

“Denizcilerin botlarla ilgili en büyük sıkıntısı ve küçük botları tercih etmesinin nedeni, botların ağırlığı. Ağır botları mataforaya alamıyorlar. Bizim avantajlarımızdan biri de bu. Karbon epoksi 4.40 modelimizin gövde ağırlığı 70 kg. Üzerinde oturma grubu, tesisatı, deposu vs. bitmiş hali toplam 240 kg. 40-42 feet bir tekneye çok rahat alabilirsiniz.” 

“Şu anda 4.40, 5.45 ve 7.80 olmak üzere 3 modelimiz var. Bir de 3.60 modelimiz vardı ama küçük modelleri yavaş yavaş azaltıyoruz. En küçük modelimiz 5.45 olacak. Önümüzdeki sene de 10-11 metrelik bir model planlıyoruz. Bu modelin tasarımını da mühendisimiz Haluk Suntay’la birlikte yapacağız. Tasarımı dahil tamamen bize ait bir proje olacak.”

“Üretimde 4-5 kişilik bir ekiple çalışıyoruz ve yılda 5-6 bot yapıyoruz. Daha fazla kişiyle daha fazla tekne üretmek gibi bir hedefimiz yok. Çünkü üretimin tamamen bizim kontrolümüzde ilerlemesi önceliğimiz.” 

“Motor konusunda tabi ki kullanım amacına göre müşterilerimize çeşitli markalar öneriyoruz. Ama bu konudaki çözüm ortağımız olarak gördüğümüz marka, Yamaha. Markanın Türkiye temsilcisi Burla Makina karşılıklı çok iyi anlaştığımız, bize gerçek bir üretici desteği veren bir firma. Gerekirse Japonya’dan da görüş alarak sorduğumuz her soruya cevap veriyorlar.”